ABD'li Senatör Susan Collins (R-Maine), Trump yönetimine Kanada ile yaşanabilecek bir ticaret savaşının Amerikalı seçmenler üzerinde yaratabileceği 'olumsuz etkiyi' dikkate alma çağrısında bulundu. Cumhuriyetçi senatör, bu çıkışıyla parti içindeki bazı meslektaşlarından ayrışarak, ticaret anlaşmazlığının ABD ekonomisine ve özellikle kendi eyaleti Maine'in ekonomisine verebileceği zarara dikkat çekti. Collins'in bu açıklaması, Kanada ile ABD arasındaki ticaret müzakerelerinin tıkandığı ve iki ülke arasında gerginliğin arttığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Cumartesi günü Kanada ile ABD arasında yapılan müzakerelerden sonra Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında görüş ayrılıkları yaşandı. Bazı Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump'ın ticaret politikalarına tam destek verirken, Collins gibi ılımlı isimler, bu politikaların yerel ekonomilere ve seçmenlere olan etkilerini önemsediklerini dile getirdi. Collins, yaptığı yazılı açıklamada, 'Kanada ile ticaret savaşının Amerikan aileleri ve işletmeleri üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri göz ardı etmemeliyiz' ifadelerini kullandı.
Maine eyaleti, Kanada ile yoğun ticari ilişkilere sahip. Eyaletin ihracatının önemli bir kısmı Kanada'ya yapılıyor ve özellikle ormancılık, deniz ürünleri ve tarım sektörleri Kanada pazarına bağımlı durumda. Collins, bu nedenle olası bir ticaret savaşının Maine ekonomisini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı. Ayrıca, Kanada'nın ABD'ye yönelik olası misilleme tarifelerinin, Amerikalı tüketicilerin ve işletmelerin maliyetlerini artıracağını belirtti.
Trump yönetimi ise Kanada'yı ticaret dengesizlikleri ve süt ürünleri gibi sektörlerdeki engeller konusunda sert bir şekilde eleştiriyor. Başkan Trump, daha önce Kanada'yı 'ticaret konusunda çok zor' bir ülke olarak nitelendirmiş ve otomobil ile kereste gibi ürünlere yönelik gümrük tarifeleri uygulanabileceğini ima etmişti. Bu söylemler, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginliğe yol açarken, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yeniden müzakere sürecini de karmaşık hale getiriyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticaret anlaşmazlığı, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 600 milyar doların üzerinde seyrediyor ve bu, dünyanın en büyük ticaret ortaklıklarından birini oluşturuyor. Uzmanlar, olası bir ticaret savaşının tedarik zincirlerini bozabileceğini, enerji fiyatlarını yükseltebileceğini ve Kuzey Amerika'da ekonomik belirsizliği artırabileceğini ifade ediyor.
Kanada, ABD'nin en büyük enerji tedarikçisi konumunda. Ülke, ABD'nin ham petrol ithalatının önemli bir bölümünü karşılıyor. Ayrıca, otomotiv sektöründe de iki ülke arasında derin bir entegrasyon bulunuyor. Bu nedenle, herhangi bir ticari yaptırım veya tarife, sektörler arası zincirleme etkilere yol açabilir. ABD'deki bazı Cumhuriyetçi senatörler, ticaret savaşının ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği ve enflasyonu artırabileceği endişesini dile getiriyor.
Collins'in çıkışı, ABD'deki ticaret politikaları konusunda Cumhuriyetçi Parti içinde artan bir bölünmeye işaret ediyor. Özellikle tarım ve üretim sektörlerinin yoğun olduğu eyaletlerden gelen bazı senatörler, tarifelerin kendi seçmenlerini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle Trump'ın politikalarına karşı çıkıyor. Bu durum, 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin iç dinamiklerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ve Kanada arasındaki ticaret anlaşmazlığı, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel ticaret savaşlarının yayılma riski açısından önem taşıyor. Türkiye, ticaret hacminin büyük bir bölümünü gelişmiş ülkelerle gerçekleştiriyor; bu nedenle, ABD ve Kanada gibi büyük ekonomiler arasında yaşanacak bir ticari çatışma, küresel büyümeyi yavaşlatabilir ve Türk ihracatını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı ticari gerilimler göz önüne alındığında, Washington'un müttefikleriyle bile ticaret savaşına girebilmesi, Türkiye'nin ticaret müzakerelerindeki elini güçlendirebilir. Bu gelişme, Ankara'nın ticari ilişkilerini çeşitlendirme politikasını haklı çıkarır nitelikte.