ABD'nin Arizona eyaletinde, çok eşli yaşam tarzını benimseyen ve kendisini dini lider olarak gören Samuel Bateman, çocuk cinsel istismarına ilişkin eyalet mahkemesinde yargılandığı davada 24 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı. 50 yaşındaki Bateman, daha önce federal mahkemede, aralarında çocukların da bulunduğu bireyleri cinsel eylemlere zorlamak ve bu eylemleri kayda almak gibi suçlardan 50 yıl hapis cezası almıştı. Son kararla birlikte Bateman'ın toplam cezası 74 yıla yükseldi. Eyalet mahkemesi, Bateman'ı üç ayrı çocuk istismarı suçundan suçlu buldu. Bu karar, tarikatın mağdurları ve aileleri tarafından adaletin yerini bulması olarak değerlendirilirken, yetkililer çocukların korunması için daha fazla önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Samuel Bateman, 2019 yılında Arizona'nın Colorado City bölgesinde kurduğu ve 'The Church of Jesus Christ in Zion' adını verdiği tarikatla, çok eşli yaşam tarzını meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak kısa süre içinde tarikat içinde çocuklara yönelik cinsel istismar iddiaları ortaya çıktı. FBI'ın 2022 yılında düzenlediği operasyonla Bateman ve bazı takipçileri gözaltına alındı. Federal soruşturmada, Bateman'ın en az 10 çocukla cinsel ilişkiye girdiği ve bu eylemleri kayıt altına aldığı belirlendi. Ayrıca, tarikat üyelerinin çocuklarını 'birleşme' adı altında Bateman'a sundukları ve bu durumun yıllarca sürdüğü ortaya çıktı. Federal mahkeme, Bateman'ı 2023 yılında 50 yıl hapis cezasına çarptırdı; ancak eyalet düzeyindeki suçlamalar ayrı bir dava konusu olmuştu. Arizona Başsavcısı Kris Mayes, yaptığı açıklamada, 'Bu ceza, çocukların istismar edilmesine asla göz yumulmayacağının açık bir göstergesidir. Bateman, kurbanlarının hayatlarını karartan suçlarının bedelini ödeyecek.' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, Amerika Birleşik Devletleri'nde çok eşli ve kapalı topluluklar içinde yaşanan çocuk istismarı vakalarına dikkat çekiyor. Özellikle Utah ve Arizona sınırındaki bölgelerde faaliyet gösteren bazı köktendinci gruplar, yıllardır yetkililerden gelen denetimleri aşmayı başarmıştı. 1953 yılında yaşanan 'Short Creek Baskını' olarak bilinen operasyonda, federal yetkililer çok eşli topluluklara müdahale etmiş ancak bu gruplar zamanla yeniden organize olmuştu. Bateman davası, bu tür topluluklarda çocuk haklarının ihlal edilmesinin önlenmesi için daha etkili yasaların çıkarılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür kapalı toplulukların dışarıdan müdahaleye kapalı olması nedeniyle istismar vakalarının gizli kaldığına dikkat çekiyor. Ayrıca, Bateman'ın ceza alması, dünya genelinde benzer yapılanmalarla mücadele eden yetkililere örnek teşkil edebilir. Uluslararası insan hakları örgütleri, çocukların cinsel istismarına karşı mücadelede ülkeler arası işbirliğinin artırılması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, çocuk haklarının korunması konusunda uluslararası sözleşmelere taraf olan bir ülkedir ve benzer suçlarla mücadelede etkin yasal düzenlemelere sahiptir. Bu haber, Türkiye'deki çocuk koruma mekanizmalarının ve yargı süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaktadır. Ayrıca, tarikat benzeri yapıların çocuk istismarına zemin hazırlayabileceği gerçeği, Türkiye'de de dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Türk yetkililerin, bu tür davalardan çıkarılacak derslerle çocuk istismarını önleme politikalarını güçlendirmesi ve uluslararası işbirliğine açık olması beklenir. Bu olay, çocukların cinsel istismara karşı korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.