Yapay zeka çipleri etrafındaki coşku, küresel piyasalarda yeni bir rekor kırarken, bu yükselişin gölgesinde nadir görülen bir piyasa riski 2015 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yatırımcıların bireysel hisselerdeki fiyat dalgalanmaları ile endeks genelindeki oynaklık arasında oluşan büyük fark, özellikle AMD (Advanced Micro Devices) ve Micron Technology gibi yarı iletken devlerini kırılgan hale getiriyor.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu fark, hisse senedi oynaklığı ile endeks oynaklığı arasındaki spread olarak tanımlanıyor. Normal koşullarda, bireysel hisselerin oynaklığı ile endeks oynaklığı arasında belirli bir korelasyon bulunur. Ancak son dönemde yapay zeka odaklı yarı iletken hisselerindeki aşırı yükseliş, bu hisselerin oynaklığını endeksin oldukça üzerine çıkardı. Örneğin, AMD'nin hisse senedi son bir yılda %100'ün üzerinde değer kazanırken, aynı dönemde S&P 500 endeksi %20 civarında yükseldi. Bu dengesizlik, opsiyon piyasalarında belirgin hale geldi: Yatırımcılar, bireysel hisselerdeki ani fiyat hareketlerine karşı korunmak için prim ödemeye daha istekli hale gelirken, endeks vadeli işlemlerinde oynaklık düşük seyrediyor.
Bu durum, özellikle yarı iletken sektörüne odaklanan fonlar ve bireysel yatırımcılar için ciddi bir risk oluşturuyor. Oynaklık spreadi, geçmişte 2008 küresel finans krizi ve 2020 pandemi döneminde de benzer seviyelere ulaşmıştı. Uzmanlar, bu tür bir uçurumun genellikle piyasa düzeltmelerinin habercisi olduğunu belirtiyor. Zira bireysel hisselerdeki yüksek oynaklık, sürü davranışı ve spekülatif balonların varlığına işaret edebiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yarı iletken sektörü, küresel ekonominin bel kemiğini oluşturan kritik bir alan. Çipler, otomotivden savunmaya, yapay zekâdan telekomünikasyona kadar pek çok sektörde kullanılıyor. Dolayısıyla bu sektördeki bir dalgalanma, küresel tedarik zincirlerini ve teknoloji şirketlerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle yapay zeka alanındaki rekabetin kızışması, çip talebini artırırken, arz tarafında yaşanacak herhangi bir aksaklık fiyatları daha da oynak hale getirebilir.
ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşları da bu tabloyu karmaşıklaştırıyor. ABD'nin Çin'e yönelik çip ihracatına getirdiği kısıtlamalar, küresel yarı iletken ticaretini yeniden şekillendiriyor. Bu durum, özellikle ham madde ve ekipman tedarikinde Avrupa ve Asya ülkelerini de etkiliyor. Analistler, oynaklık spreadinin mevcut seviyesinin, yatırımcıların bu jeopolitik riskleri fiyatlamaya başladığını gösterdiğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yarı iletken üretiminde doğrudan büyük bir oyuncu olmasa da, küresel çip piyasasındaki dalgalanmalardan etkileniyor. Otomotiv sanayisi ve beyaz eşya üretiminde dışa bağımlı olan Türkiye, çip fiyatlarındaki artış ve arz darboğazlarından olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, yapay zeka ve savunma teknolojilerinde ulusal çip projeleri yürüten Türkiye, küresel piyasalardaki bu riski, yerli üretim kapasitesini artırma fırsatı olarak da görebilir. Ancak kısa vadede, küresel yatırımcı duyarlılığındaki dalgalanmalar, Borsa İstanbul'da işlem gören teknoloji hisselerini de etkileyebilir.