Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW), son yıllarda dijital ekonomi yönetişiminde sessiz sedasız normatif bir güç haline geliyor. Özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerinde, teknoloji aracılığıyla gerçekleşen toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ötesine geçerek, dijital dönüşümün kadın hakları üzerindeki geniş etkilerini düzenlemeye yönelik adımlar atıyor. Komitenin yayımladığı 40 No'lu Genel Tavsiye Kararı, bu alandaki en kapsamlı uluslararası belge olarak öne çıkıyor.
Arka Plan: CEDAW'ın Dijital Ekonomilere Müdahalesi
CEDAW Komitesi, 2024'ün sonlarında yayımladığı 40 No'lu Genel Tavsiye Kararı'nda, dijital ekonominin kadınlar için fırsatlar sunduğu kadar, ayrımcılık ve şiddet risklerini de barındırdığına dikkat çekti. Komitenin bu çıkışı, yalnızca çevrimiçi taciz veya nefret söylemi gibi doğrudan teknoloji aracılı şiddete odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda algoritmik önyargı, veri mahremiyeti, dijital uçurum, yapay zeka tabanlı ayrımcılık gibi sistemik konuları da masaya yatırıyor. ASEAN ülkeleri, hızlı dijitalleşme süreçleri ve gender gap (cinsiyet eşitsizliği) endekslerinde düşük sıralamalarıyla bu konuda kritik örnekler sunuyor. Komite, üye devletlere dijital hizmetlere eşit erişim, kadınların STEM ve dijital sektörlerde temsili, çevrimiçi şiddetle mücadele ve dijital adalet mekanizmaları kurulması yönünde somut tavsiyelerde bulunuyor.
CEDAW'ın bu girişimi, dijital ekonominin yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak değil, aynı zamanda cinsiyet eşitliği bağlamında bir insan hakları meselesi olarak ele alınması gerektiği fikrine dayanıyor. Raporda, kadınların çevrimiçi platformlarda karşılaştığı ayrımcılığın, offline dünyadaki eşitsizlikleri daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Örneğin, ASEAN'da kadınların internet erişimi erkeklere oranla yüzde 15-30 daha düşük; aynı zamanda dijital finansal hizmetlere erişimde de ciddi uçurumlar var. Komite, üye devletlerin bu uçurumları kapatmak için hedefli politikalar geliştirmesini istiyor.
Bölgesel Boyut: ASEAN'da Dijital Yönetişim ve Cinsiyet
Bu gelişme, yalnızca CEDAW'ın normatif gücünün genişlemesi açısından değil, aynı zamanda ASEAN'ın dijital ekonomi yönetişiminde kadın haklarının konumlanışı bakımından da önemli. ASEAN ülkelerinde dijital ekonomi, pandemi sonrası dönemde hızla büyüdü; 2023 yılında bölgedeki internet ekonomisinin 300 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Ancak bu büyümenin meyveleri eşit dağılmıyor. Kadınlar, e-ticaret ve gig ekonomide orantısız şekilde düşük ücretli ve güvencesiz işlerde yoğunlaşırken, yapay zeka ve yüksek teknoloji alanlarında yeterince temsil edilmiyor. CEDAW'ın tavsiyeleri, bölge ülkelerine dijital yönetişimde cinsiyet perspektifini yasa yapım süreçlerine entegre etmeleri için bir referans çerçevesi sunuyor. Özellikle Endonezya, Filipinler ve Vietnam gibi ülkeler, ulusal dijital stratejilerinde cinsiyet eşitliği hedeflerine yer vermeye başladı ancak uygulama henüz yetersiz.
Komitenin bu müdahalesi, aslında küresel çapta dijital haklar ve feminizm tartışmalarında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Teknoloji şirketlerinin kendi kendini düzenlemesi veya gönüllü ilkelere dayalı yaklaşımların yetersiz kaldığı, bağlayıcı uluslararası normlara duyulan ihtiyacın arttığı bir dönemde, CEDAW'ın genel tavsiye kararları, devletler için yol gösterici olmanın ötesinde, ulusal mahkemelerde ve politika yapımında referans alınmaya başlandı. Örneğin, geçtiğimiz yıl Malezya'da bir yüksek mahkeme, çevrimiçi cinsel taciz davasında CEDAW'ın ilgili genel tavsiyelerine atıfta bulundu. Bu tür yargı kararları, komitenin normatif gücünü somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, CEDAW sözleşmesine taraftır ve komitenin genel tavsiye kararlarını takip etmektedir. Dijital ekonomi Türkiye'de de hızla büyürken, kadınların dijital uçurumdan etkilenme oranı dikkat çekicidir; TÜİK verilerine göre kadınların internet kullanımı erkeklerin yaklaşık 10 puan gerisindedir (2024: kadın yüzde 83, erkek yüzde 93). CEDAW'ın 40 No'lu Tavsiye Kararı, Türkiye'nin ulusal dijital dönüşüm stratejilerinde cinsiyet eşitliği hedeflerini güçlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Ayrıca, çevrimiçi kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelerin etkinleştirilmesi, kadın girişimcilerin e-ticarete erişimlerinin kolaylaştırılması gibi somut alanlarda ilerleme kaydedilebilir. Türkiye'nin ASEAN ülkeleriyle artan ticari ve dijital işbirliği potansiyeli de düşünüldüğünde, bu kararın politika yapıcılar tarafından dikkate alınması stratejik önem taşıyor.