Çin'in önde gelen yapay zeka (AI) çipi üreticilerinden Biren Technology, 2025 yılının ilk yarısında gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla 22 kata kadar artabileceğini açıkladı. Şirketin bu öngörüsü, ülkede yerli çiplere olan talebin hızla arttığı bir döneme denk geliyor. Biren'in iyimser projeksiyonu, Hygon Information Technology ve Cambricon Technologies gibi diğer Çinli çip üreticilerinin de benzer büyüme sinyalleri vermesiyle birlikte, Çin'in teknolojik bağımsızlık hedefi doğrultusunda yerli yarı iletken endüstrisinin kaydettiği ivmeyi gözler önüne seriyor.
Yerli Çip Talebindeki Patlama
Biren Technology, Şangay Menkul Kıymetler Borsası'na yaptığı başvuruda, 2025 yılının ilk yarısında gelirinin 890 milyon yuan (yaklaşık 123 milyon dolar) ile 1,17 milyar yuan (yaklaşık 162 milyon dolar) aralığında olmasını beklediğini bildirdi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemindeki 53,3 milyon yuanlık gelire kıyasla en az 17 kat, en fazla 22 katlık bir artışa işaret ediyor. Şirket, bu büyümede Çinli teknoloji devlerinin ve bulut bilişim sağlayıcılarının yerli AI çiplerine yönelmesinin etkili olduğunu vurguladı.
Çin hükümeti, ABD'nin gelişmiş yarı iletken ihracatına uyguladığı kısıtlamaların ardından yerli çip üretimini teşvik eden politikaları hayata geçirdi. Bu kapsamda, ülkenin önde gelen teknoloji şirketleri, yapay zeka altyapılarında Nvidia gibi yabancı üreticilere olan bağımlılığı azaltmak için yerli alternatiflere yöneliyor. Biren'in BR100 ve BR200 serisi AI işlemcileri, özellikle büyük dil modelleri ve görüntü işleme gibi yoğun hesaplama gerektiren uygulamalarda tercih ediliyor.
Şirketin başvurusunda yer alan verilere göre, 2024 yılı toplam geliri yaklaşık 700 milyon yuan seviyesindeydi. Bu rakam, 2023 yılındaki 583,2 milyon yuanlık gelirin üzerinde bir artışa işaret ediyor. Ancak asıl sıçramanın 2025 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Biren'in ilk yarı yıl projeksiyonu, şirketin sadece altı ayda 2024 yılının tamamından daha fazla gelir elde edebileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Biren'in bu büyüme hedefi, yalnızca şirketin değil, Çin'in yarı iletken ekosisteminin genel durumunu da yansıtıyor. Hygon Information Technology, Nisan ayında yaptığı açıklamada, ilk çeyrek gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre üç kat arttığını bildirmişti. Cambricon Technologies ise ilk çeyrekte net karını açıklayarak, yapay zeka çipleri pazarında giderek güçlenen konumunu ortaya koydu. Bu şirketlerin ortak başarısı, Çin'in dünyanın en büyük AI çip pazarlarından biri haline gelmesiyle yakından ilişkili.
Öte yandan, bu gelişmeler ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin daha da kızıştığı bir dönemde yaşanıyor. Washington yönetimi, son yıllarda gelişmiş çiplerin ve üretim ekipmanlarının Çin'e ihracatına yönelik kısıtlamaları artırmıştı. Buna karşılık Pekin, yerli çip endüstrisini desteklemek için büyük fonlar ayırdı ve ulusal bir yarı iletken kalkınma fonu oluşturdu. Biren'in bu denli yüksek büyüme hedefi, bu stratejinin kısa vadede meyve vermeye başladığını gösteriyor.
Ancak analistler, Biren'in kârlılık açısından hâlâ zorluklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketin 2024 yılında net zarar açıklaması ve Ar-Ge harcamalarındaki artışın sürmesi, uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından önemli bir test oluşturuyor. Ayrıca, Biren'in üretim süreçlerinde kullandığı ileri teknolojiye yönelik kısıtlamalar, şirketin büyüme hızını yavaşlatabilecek potansiyel riskler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in yapay zeka çiplerinde yaşadığı bu hızlı büyüme, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, teknoloji bağımsızlığı ve yerli üretim konularında benzer hedefler belirlemiş durumda. Çin'in yerli çip endüstrisinde elde ettiği ilerlemeler, Türkiye'nin teknoloji politikalarına ilham verebilir. Ayrıca, ABD-Çin rekabetinin küresel tedarik zincirlerinde yarattığı değişim, Türkiye'nin yarı iletken üretiminde bölgesel bir merkez olma potansiyelini güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin bu alanda daha aktif rol alabilmesi için Ar-Ge yatırımlarını artırması ve uluslararası iş birliklerine önem vermesi gerekiyor. Bu gelişmeler, küresel teknoloji haritasının yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'ye stratejik fırsatlar sunabilir.