Çinli şirketler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nisan 2025'te tarife tehditlerini artırmasının ardından hisse senedi satış dalgasını durdurmak ve yatırımcı güvenini pekiştirmek amacıyla Ticaret Savaşı'ndan bu yana en büyük hisse geri alım taarruzunu başlatmaya hazırlanıyor. Bloomberg News'un haberine göre, yüzlerce Çinli firma, geri alım programlarını veya hisse artırım planlarını açıklamak için kuyruğa girdi. Bu hareket, Çin'in yerel hisse senedi piyasaları üzerinde artan baskıya karşı koyma çabası olarak değerlendiriliyor ve küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açan tarife belirsizliğine karşı bir tür güven şıpası işlevi görüyor.
Geri Alım Dalgasının Kapsamı ve Arka Planı
Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu'nun (CSRC) verilerine göre, sadece Nisan ayının ilk haftalarında 800'den fazla şirket geri alım veya hisse artırımı planı açıkladı. Bu, 2018'deki ticaret savaşının zirvesinden bu yana görülen en yoğun dönem. Özellikle teknoloji, bankacılık ve tüketici sektörlerindeki firmalar bu harekete öncülük ediyor. Şirketler, hisse başına değerin düşük olduğuna inandıklarını ve mevcut piyasa koşullarının şirket değerlerini yansıtmadığını belirterek geri alım yapacaklarını duyuruyor.
Bu geri alım dalgası, Çin ekonomisinin yavaşlayan büyüme ve artan jeopolitik gerilimlerle boğuştuğu bir döneme denk geliyor. Donald Trump'ın Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik tarifeleri artırma tehditleri, ihracata dayalı Çin şirketleri üzerinde ekstra baskı yaratıyor. Çinli yetkililer ise yerel piyasaları istikrara kavuşturmak için üst düzey fonlar aracılığıyla alımlar yapıyor. Örneğin, devlet destekli Central Huijin Investment, hisse piyasalarına destek alımlarını sürdürdüğünü açıkladı. Analistler, bu adımların özellikle bireysel yatırımcıların güvenini tazelemeyi hedeflediğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Piyasalara Etkisi
Çin'in devasa geri alım planı, yalnızca Shanghai ve Shenzhen borsalarını değil, aynı zamanda Hong Kong ve New York'ta listelenen Çinli şirketlerin hisselerini de etkiliyor. Hong Kong'da Hang Seng Endeksi, Çin'in büyük teknoloji devlerinin hisse geri alım duyuruları sonrasında kısa süreli bir yükseliş yaşadı. Bununla birlikte, küresel yatırımcılar bu gelişmeyi Çin piyasalarına yönelik bir güvence olarak görse de, tarife belirsizliği sürdükçe riskin devam ettiğini ifade ediyor.
Uzmanlar, Çin'deki bu geri alım dalgasının, 2024 teşvik paketleri ve merkez bankası destekli departman alımlarıyla uyumlu olduğunu belirtiyor. Wedbush Securities analistleri, bu tür önlemlerin kısa vadeli piyasa istikrarı açısından etkili olduğunu, ancak uzun vadeli yapısal reformların daha kritik olduğunu vurguluyor. Bu gelişme, Çin'in küresel tedarik zincirindeki rolünü ve piyasalardaki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki geri alım dalgası, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Çin'in sakinleştirilmiş piyasaları, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımcı iştahını artırabilir; bu da Türkiye gibi gelişen piyasalara olumlu yönde hisse akışı sağlayabilir. Öte yandan, Çin'in küresel büyümeden aldığı payın artması, Türkiye'nin ihracat pazarları üzerinde baskı yaratabilir. Tarifelerin sürmesi halinde Çin'den Türkiye'ye yönelik ticaret kalıplarının değişmesi, bazı sektörlerde fırsatlar yaratabilir. Türkiye, Çin ile ticaret dengesini gözeterek bu gelişmeyi izlemeli ve olası etkileri değerlendirmelidir.