Şanghay'da bir tiyatro salonunda ışıklar kararırken yaylı dörtlü tekrar çalmaya başladı. 39 yaşındaki Tina Zhang, psikolojik gerilim müzikaline tamamen dalmıştı. Ancak gösteri sona erdikten sonra, bu müzikalin aslında Güney Kore yapımı olduğunu öğrendi. Zhang, Kore kültürüne önceden ilgisi olmadığını söylese de "Gösteriyi bir arkadaşım önerdi, çok beğendim" dedi. Bu deneyim, Çin'deki tiyatro trendinde dikkat çekici bir değişimin işareti: Batı'nın klasik müzikalleri yerini giderek Kore yapımlarına bırakıyor.
Genişleyen bir pazar
Çin'de tiyatro, özellikle gençler arasında giderek daha popüler hale geliyor. Pekin, Şanghay gibi büyük şehirlerde hafta sonu biletleri haftalar öncesinden tükeniyor. Ancak ilginç olan, Batı yapımı müzikallerin (örneğin Kedi, Sefiller, Opera'nın Hayaleti) yerini Kore müzikallerinin alması. Çin'de lisanslı olarak sahnelenen Kore müzikallerinin sayısı 2023'te 10'u aştı ve 2024'te bu sayının iki katına çıkması bekleniyor. Bunun başlıca nedenleri arasında bilet fiyatları, kültürel yakınlık ve pazarlama stratejileri yer alıyor.
Shanghai Dramatic Arts Centre verilerine göre, Batı yapımı bir müzikalin bilet fiyatı ortalama 800-1500 yuan (110-210 dolar) arasında değişirken, Kore yapımı bir müzikalin fiyatı 200-500 yuan (28-70 dolar) civarında. Bu fark, özellikle orta gelirli genç Çinliler için önemli bir tercih nedeni. Ayrıca, Kore müzikalleri genellikle daha kısa (90-120 dakika) ve daha az sahne değişikliği gerektiriyor, bu da prodüksiyon maliyetlerini düşürüyor.
Kültürel bağlar ve içerik benzerliği
Çin ve Güney Kore arasındaki kültürel etkileşim, müzikallerin başarısında önemli rol oynuyor. Kore dizileri, K-pop ve Kore sinemasına zaten aşina olan Çinli gençler, aynı duygusal yoğunluğu ve estetiği müzikallerde de buluyor. Kore müzikalleri genellikle aile, arkadaşlık, fedakarlık gibi evrensel temaları işlerken, Batı yapımlarının tarihi veya kültürel referansları Çinli izleyicilere uzak gelebiliyor. Örneğin, Kore müzikali "Beni Seç" (선택) bir kadının kariyer ve aşk arasındaki seçimini anlatırken, Batı yapımı "Hamilton" ABD tarihiyle ilgili olduğu için Çin'de aynı ilgiyi görmüyor.
Çin'de faaliyet gösteren Kore kültür ajansı K-ART'ın başkanı Kim Soo-yeon, "Kore müzikalleri, Asya değerlerini yansıtıyor. Aile bağları, sadakat, kolektivizm gibi temalar, Çinlilerin kendi kültürlerinde de güçlü olan kavramlar. Bu da izleyicinin hikâyeye daha kolay bağlanmasını sağlıyor" diyor. Ayrıca, Kore yapımları genellikle genç, popüler oyuncuları oynatıyor; bu da K-pop hayranlarının ilgisini çekiyor.
Batı yapımlarının zorlukları
Batı yapımı müzikaller, Çin pazarında lisanslama ve kültürel uyum sorunlarıyla karşılaşıyor. Örneğin, bir Broadway müzikalinin Çin'de sahnelenmesi için hem Amerika hem de Çin'den onay alınması gerekiyor. Ayrıca, hikâyenin Çin sansürüne uygun hale getirilmesi bazen olay örgüsünü bozabiliyor. Bunun yanında, Batı yapımları genellikle yüksek prodüksiyon maliyetleri ve büyük orkestra gerektiriyor; bu da bilet fiyatlarını artırıyor. Çin'de bir Batı müzikalinin başarısız olmasının en son örneği, 2019'da sahnelenen "The Phantom of the Opera"nın Pekin'de sadece yarı dolu salonlarda oynamasıydı.
Küresel etkiler
Bu eğilim sadece Çin'le sınırlı değil. Tayvan, Hong Kong, Singapur ve hatta Japonya'da da Kore müzikallerine olan ilgi artıyor. Güney Kore'nin kültürel ihracatı, müzikaller aracılığıyla genişlemeye devam ediyor. Kore müzikalleri artık sadece yerel değil, bölgesel bir fenomen haline geliyor. Özellikle Seul'un Daehangno bölgesi, Asya'nın Broadway'i olarak anılmaya başlandı. Kore hükümeti de bu alana yatırım yapıyor; 2024 yılında müzikallerin tanıtımı için 20 milyon dolar bütçe ayrıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk kültür endüstrisi için önemli bir ders niteliği taşıyor. Çin gibi büyük bir pazarda Batı yapımlarının yanı sıra Kore yapımlarının başarısı, kültürel yakınlığın ve uygun fiyatın önemini gösteriyor. Türk dizileri ve filmleri zaten Asya'da popüler; müzikaller alanında da benzer bir strateji izlenebilir. Türkiye'nin kendi kültürel ögelerini (Osmanlı tarihi, Türk mitolojisi gibi) içeren müzikaller üretmesi, hem iç turizmde hem de ihracatta yeni bir pazar oluşturabilir. Ayrıca, Türk-Kore kültürel iş birliği bu alanda da geliştirilebilir; örneğin ortak yapımlar sayesinde Türk sanatçılar Asya pazarına açılabilir.