Çin, 7 Temmuz 2026'da Güney Pasifik'te kıtalararası balistik füze (ICBM) denemesi gerçekleştirdi. Füzenin hedef bölgesi, Fiji ve diğer Pasifik ada ülkelerinin imzaladığı Barış Okyanusu İttifakı anlaşmasının yürürlüğe girdiği güne denk geldi. Bu zamanlama, Pekin yönetiminin bölgedeki nüfuz mücadelesinde provokatif bir adım olarak yorumlandı. Uzmanlar, testin sadece askeri bir gösteri değil, aynı zamanda Avustralya ve müttefiklerine yönelik diplomatik bir mesaj olduğunu belirtiyor.
Füze Testinin Arka Planı ve Avustralya'nın Hassasiyeti
Çin, füze denemesini uluslararası sularda, Avustralya’nın kuzeydoğusundaki Mercan Denizi’ne yaptı. Pekin yönetimi, denemenin rutin olduğunu ve hiçbir ülkeyi hedef almadığını iddia etse de, analistler bunu Avustralya’nın güvenlik çevresine yönelik doğrudan bir tehdit olarak okuyor. Avustralya Savunma Bakanı, testin “bölgesel istikrarı bozduğunu” ve Canberra’nın ittifaklarını güçlendireceğini söyledi. Özellikle AUKUS ortaklığı çerçevesinde nükleer denizaltı edinme planları, Çin’in bu tür hamlelerine karşı bir yanıt olarak değerlendiriliyor.
Fiji, Papua Yeni Gine ve Vanuatu gibi ülkeler Barış Okyanusu İttifakı ile Çin’e karşı kolektif güvenlik arayışına girmişken, Pekin’in füze testi bu ülkeler üzerinde baskı kurma amacı taşıyor olabilir. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki askeri varlığını artırarak, Pasifik Adaları’nın Çin’e bağımlılığını derinleştirmeye çalıştığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Pasifik'te Güç Dengesi
Bu füze testi, Çin’in askeri modernizasyonunun ve küresel erişim kabiliyetinin bir göstergesi. Washington ve müttefikleri, testin Hindistan-Pasifik bölgesindeki istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, “Bu tür eylemler bölgesel barışı baltalar ve tansiyonu yükseltir” açıklamasını yaptı. Aynı zamanda, test Birleşmiş Milletler nezdinde tartışma konusu oldu; Çin’e silah kontrolü anlaşmalarına uyma çağrısı yapıldı.
Pekin’in uzun menzilli füze denemesi, sadece Avustralya için değil, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore gibi ABD müttefikleri için de alarm zilleri çaldırıyor. Bölgede artan Çin askeri faaliyetleri, NATO’nun Asya-Pasifik’e yönelik ilgisini artırırken, Çin ise bunu “savunma amaçlı” olarak niteliyor. Uzmanlar, bu testin asıl mesajının, Çin’in herhangi bir bölgesel krizde müdahale edebileceği ve Avustralya topraklarını vurma kapasitesine sahip olduğu olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’in Güney Pasifik’teki füze testi, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri açısından önemli bir gösterge. Asya-Pasifik’teki gerilim, NATO’nun doğu kanadından uzaklaşarak Hint-Pasifik’e kaymasına neden olabilir. Bu durum, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kafkaslar’daki stratejik önemini azaltma potansiyeli taşır. Ayrıca Çin’in askeri yayılmacılığı, Türkiye’nin savunma sanayii alanında Çin ile iş birliği yaparken dikkatli olmasını gerektiriyor. Ankara, hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, böyle bir krizde tarafsız kalmakta zorlanabilir.