Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile başkent Pyongyang'da bir araya gelerek, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın 'sarsılmaz' olduğunu vurguladı. Şi'nin bu yılki ilk yurtdışı ziyareti olan temaslarda, Kuzey Kore'ye yönelik uluslararası baskıların arttığı bir dönemde Pekin'in Pyongyang'a olan bağlılığını yinelemesi dikkat çekti. Görüşmede, ekonomik iş birliği ve bölgesel güvenlik konularının ele alındığı bildirildi.
Gelişmenin arka planı
Şi Cinping'in ziyareti, Kuzey Kore'nin nükleer programı nedeniyle uluslararası toplumun artan baskısı altında gerçekleşti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yaptırımlarına rağmen, Çin, Kuzey Kore ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olarak öne çıkıyor. İki lider, 2018'den bu yana beşinci kez bir araya gelirken, bu buluşma Şi'nin Kore Savaşı'ndan bu yana Kuzey Kore'ye yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Görüşmede, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin daha da güçlendirilmesi ve stratejik koordinasyonun artırılması konusunda mutabakata varıldığı açıklandı. Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve diplomatik destekçisi konumunda bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu ziyaret, ABD ve müttefiklerinin Kuzey Kore'ye yönelik baskılarını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Washington, Pyongyang'ın nükleer silahlardan arındırılması çağrısında bulunurken, Çin ise diyalog ve müzakere çağrısı yapıyor. Uzmanlar, Şi'nin ziyaretinin, ABD-Çin rekabetinin derinleştiği bir ortamda Pekin'in bölgedeki nüfuzunu pekiştirme çabası olarak değerlendiriyor. Ayrıca, Kuzey Kore'nin Rusya ile artan askeri işbirliği de göz önüne alındığında, Çin'in bu ziyaretle denge unsuru olma rolünü sürdürmek istediği belirtiliyor. Ziyaret, Kore Yarımadası'ndaki gerilimin azaltılmasına yönelik umutları da beraberinde getirirken, uluslararası toplumun yaptırım politikaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore-Çin ilişkilerindeki bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik dış politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Kuzey Kore ile sınırlı düzeyde diplomatik ilişkiye sahip olup, BM yaptırımlarına uyum çerçevesinde hareket ediyor. Çin'in Kuzey Kore'ye verdiği desteğin sürmesi, bölgedeki jeopolitik dengeleri etkileyebilir ve Türkiye'nin ticaret rotaları üzerinde dolaylı sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, bu durum İran ve Rusya gibi ülkelerle olan ilişkiler bağlamında da değerlendirilmeli; Çin'in yaptırımlara rağmen müttefiklerine sahip çıkması, benzer bir modelin diğer bölgelerde de uygulanabileceği sinyalini veriyor.