Çin, İran'ın üst düzey bir yetkilisinin Tahran ile Pekin arasında yeni bir koalisyon kurulduğu yönündeki iddialarına dolaylı bir dille yanıt verdi. İran Dışişleri Bakanı'nın Çin'den sorumlu üst düzey danışmanı Ali Larijani, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "İran ve Çin merkezli yeni bir koalisyon oluşuyor" ifadelerini kullanmıştı. Ancak Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, günlük basın toplantısında bu iddiayı teyit etmekten kaçınarak, "Çin, bağımsız dış politikasını sürdürmektedir ve herhangi bir bloğun parçası olmayı hedeflememektedir" dedi. Mao Ning ayrıca, Çin'in uluslararası ilişkilerde karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde işbirliği yapmayı tercih ettiğini vurguladı.
İran'ın Koalisyon Arayışı ve Çin'in Mesafeli Duruşu
İran, son yıllarda ABD'nin yaptırımları ve uluslararası izolasyon nedeniyle stratejik ortaklıklarını güçlendirme çabası içinde. Çin ile yakın ilişkiler kuran Tahran yönetimi, 2021'de imzalanan 25 yıllık stratejik işbirliği anlaşmasıyla Pekin'in enerji, altyapı ve savunma alanlarında desteğini almıştı. Larijani'nin yeni koalisyon açıklaması, bu işbirliğinin daha ileri bir boyuta taşındığı şeklinde yorumlandı.
Ancak Çin'in temkinli yaklaşımı, Pekin'in büyük güçlerle olan dengeli ilişkilerini koruma isteğini yansıtıyor. Çin, ABD ile artan gerilimlere rağmen İran ile çok yakın bir ittifak kurarak Washington'u daha fazla kışkırtmak istemiyor. Ayrıca Çin, Orta Doğu'da Suudi Arabistan gibi diğer bölgesel aktörlerle de ilişkilerini geliştiriyor. Bu nedenle İran'ın koalisyon çağrısına mesafeli yaklaşarak, esnek ve bağımsız bir dış politika izliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran-Çin Ekseni ve ABD Etkisi
İran'ın bu girişimi, ABD'nin Çin ve İran'a yönelik baskı politikalarına karşı bir direniş hattı oluşturma amacı taşıyor. Larijani'nin açıklaması, özellikle BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi Çin'in liderlik ettiği platformlarda İran'ın daha aktif rol alma arzusunu gösteriyor. İran, daha önce de Rusya ile birlikte ABD'ye karşı askeri işbirliğini artırmıştı.
Ancak Çin'in bu konuda isteksiz olması, Pekin'in küresel bir çatışma yerine ekonomik büyümeye odaklanma stratejisinin bir parçası. Çin, Ukrayna savaşı ve Tayvan gerilimi nedeniyle ABD ile ilişkileri zaten gerginken, İran ile bir ittifakın bu gerilimi tehlikeli boyutlara taşıyabileceğinin farkında. Bu nedenle Çin, İran'la işbirliğini sürdürmekle birlikte, resmi bir ittifak kurmaktan kaçınıyor. Bölgede Suudi Arabistan'ın İran'la normalleşme süreci de Çin'in arabuluculuğunda ilerliyor, bu da Pekin'in denge politikasını pekiştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-Çin ekseninde ittifak arayışı, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, hem İran hem de Çin ile ekonomik ve enerji işbirliği yaparken, aynı zamanda NATO üyesi olarak ABD ile ittifakını sürdürmektedir. İran ve Çin arasında olası bir yakın ittifak, Türkiye'nin bölgedeki etki alanını daraltabilir ve enerji güvenliği risklerini artırabilir. Ayrıca Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerinde Çin'in artan nüfuzunu dengelemek zorunda kalabilir. Ancak Çin'in ittifaka mesafeli duruşu, Türkiye'ye denge politikasını sürdürme fırsatı veriyor. Ankara'nın hem Çin'le ticaretini artırma hem de İran'la sınır güvenliği ve enerji alanında işbirliğini devam ettirme stratejisi, bu gelişmeden olumsuz etkilenmeyebilir.