Çin’in en üst düzey yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi (NPC) Daimi Komitesi, önümüzdeki hafta Shenzhen’de yeniden inşa edilen Huanggang Sınır Kapısı’nın bir bölümünde Hong Kong’un yargı yetkisini tanımayı öngören bir yasa tasarısını ele alacak. Söz konusu düzenleme, gelecek ay açılması planlanan limanda “ortak konumlandırma” (co-location) modelini hayata geçirecek. Bu model, yolcuların tek bir noktada hem Çin hem de Hong Kong gümrük ve göç kontrollerinden geçmesine olanak tanıyarak seyahat süresini önemli ölçüde kısaltmayı hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Ortak Konumlandırma Modeli ve Huanggang Limanı
Hong Kong ile anakara Çin arasındaki sınır kapılarında “ortak konumlandırma” uygulaması ilk kez 2018 yılında Hong Kong Batı Kowloon İstasyonu’nda hayata geçirilmişti. Bu model, Hong Kong yasalarının anakara topraklarında uygulanmasını gerektirdiği için hukuki ve siyasi açıdan hassas bir nitelik taşıyor. Huanggang Limanı’nın yeniden yapılandırılması kapsamında, Shenzhen tarafındaki terminal binasının bir bölümü Hong Kong yargı yetkisine tabi olacak. Bu alan, Hong Kong gümrük ve göçmenlik memurlarının görev yapacağı “Hong Kong Bölgesi” olarak tanımlanacak. NPC Daimi Komitesi’nin onaylayacağı tasarı, bu bölgenin sınırlarını ve uygulanacak yasal çerçeveyi netleştirecek.
Huanggang Limanı, Shenzhen ile Hong Kong’u birbirine bağlayan yedi kara sınır kapısından biri olup, özellikle kamyon ve otobüs trafiği için kritik bir geçiş noktasıdır. Mevcut limanın kapasitesi günlük 80 bin yolcu ve 15 bin araç olarak belirtilirken, yenilenen tesisin bu kapasiteyi iki katına çıkarması bekleniyor. Proje, Çin hükümetinin “Büyük Körfez Bölgesi” (Greater Bay Area) entegrasyon hedefleri doğrultusunda, Hong Kong’un anakara ile ekonomik ve fiziksel bağlantısını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sınır Ötesi Yetki Paylaşımı ve Egemenlik Tartışmaları
Ortak konumlandırma modeli, Hong Kong’un “tek ülke, iki sistem” prensibi altında sahip olduğu özerk yargı yetkisinin anakara topraklarında genişletilmesi anlamına geliyor. Bu durum, Hong Kong’un hukuki sisteminin anakara Çin’den farklı olduğu göz önüne alındığında, egemenlik ve yetki paylaşımı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Ancak Çinli yetkililer, modelin daha önce Batı Kowloon İstasyonu’nda başarıyla uygulandığını ve herhangi bir hukuki soruna yol açmadığını vurguluyor. Proje, Hong Kong’un uluslararası bir finans merkezi olarak rekabet gücünü artırmak ve anakara ile entegrasyonu hızlandırmak için atılan somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Küresel ölçekte ise, Çin’in sınır yönetimi ve egemenlik anlayışına dair bir örnek teşkil etmesi açısından dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Çin’in “Büyük Körfez Bölgesi” projesi kapsamında Hong Kong ile anakara arasındaki entegrasyonu hızlandırması, küresel tedarik zincirleri ve Asya-Pasifik’teki ekonomik dengeler açısından önem taşıyor. Huanggang Limanı’nın kapasitesinin artması, Çin’in güneyindeki lojistik merkezlerin etkinliğini artırarak, Orta Koridor ve Kuşak-Yol Girişimi üzerinden Türkiye’ye uzanan ticaret yollarında rekabeti ve iş birliği potansiyelini etkileyebilir. Ayrıca, sınır ötesi yargı yetkisi modelleri, Türkiye’nin kendi sınır kapılarında uyguladığı benzer düzenlemeler için bir referans oluşturabilir. Ancak, Türk dış politikası üzerinde doğrudan bir yansıması beklenmemektedir.