Çin, Mayıs ayında düzenlenen iki ülke liderleri zirvesinin ardından ABD'den önemli miktarda soya fasulyesi satın aldı. Konuya yakın kaynaklar, bu alımların son haftalarda hız kazandığını ve ticaretin normalleşme sürecine girdiğini belirtiyor. Söz konusu gelişme, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret savaşının başladığı 2018 yılından bu yana en belirgin iş birliği adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, Çin bu yıl ocak ayından bu yana yaklaşık 12 milyon ton ABD soya fasulyesi ithal etti; bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışa işaret ediyor. Uzmanlar, bu artışın Çin'in domuz çiftliklerindeki toparlanma ve yem talebindeki artışla da bağlantılı olduğunu vurguluyor. Ancak asıl itici güç, siyasi iradenin ticareti teşvik yönünde ortaya koyduğu kararlılık olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı: Mayıs zirvesi ve ticaretin yeniden canlanması
ABD Başkanı Joe Biden ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında Mayıs ayında gerçekleşen görüşme, iki ülke arasındaki ticari bağların yeniden güçlenmesi açısından bir dönüm noktası oldu. Zirvede tarım ürünleri ticaretinin artırılması konusunda mutabakata varılması, bu alandaki alımların hızlanmasını sağladı. Washington ve Pekin, yıllardır süren gerginliğin ardından özellikle tarım sektöründe karşılıklı bağımlılığı artırarak dengeyi sağlamayı hedefliyor. ABD'li çiftçiler için Çin pazarı hayati önem taşıyor; zira ABD soya fasulyesi üretiminin yaklaşık yüzde 60'ı ihraç ediliyor ve bu ihracatın en büyük alıcısı Çin. Çin tarafında ise domuz eti üretimindeki hızlı toparlanma, yem olarak kullanılan soya fasulyesine olan talebi artırıyor. 2020'de Afrika domuz vebası nedeniyle daralan domuz çiftlikleri, 2023 itibarıyla eski üretim seviyelerine ulaştı. Bu durum, Çin'in ithalatını artırmasını zorunlu kılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret savaşı sonrası yeni denge
ABD-Çin ticaret savaşının en sert yaşandığı dönemde Pekin, Brezilya ve Arjantin gibi alternatif tedarikçilere yönelmişti. Ancak son veriler, Çin'in ABD'den yaptığı alımların Brezilya'nın satışlarına yaklaştığını gösteriyor. Bu durum, küresel tarım ticaretinde yeni bir dengenin işareti olarak okunabilir. Uzmanlara göre, Çin'in çeşitlendirme politikası devam etmekle birlikte, ABD ile ilişkilerdeki yumuşama Pekin'in ithalatında Washington'a daha fazla ağırlık vermesine yol açıyor. Öte yandan bu alımlar, ABD'li çiftçilerin gelirlerini artırırken orta vadede soya fasulyesi fiyatlarını etkileyebilir. Küresel gıda arz güvenliği açısından, iki büyük ekonominin bu tür adımları, piyasalara istikrar sinyali gönderiyor. Ancak teknoloji yaptırımları ve Tayvan konusundaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle ticari iş birliğinin sınırlı kalabileceği de belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, soya fasulyesinde net ithalatçı konumunda olup yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton ithalat yapmaktadır. ABD ile Çin arasındaki ticaretin normalleşmesi, küresel soya fiyatlarında dalgalanmayı azaltarak Türkiye'nin ithalat maliyetlerini istikrara kavuşturabilir. Öte yandan, Çin'in ABD'den yaptığı alımlar, Brezilya kaynaklı arzın bir kısmının boşa çıkmasına neden olabilir ve bu da orta vadede fiyatları düşürebilir. Türkiye için bu gelişme, yem maliyetlerinin kontrol altına alınması ve domuz eti üretiminde bağımlılığın azalması açısından olumlu bir dışsal faktör olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan bu ticarete eklemlenmesi söz konusu değildir; etki daha çok küresel fiyat mekanizmaları üzerinden dolaylı olacaktır.