Çin'de yerel yönetimlerin performans verilerini olduğundan iyi göstermek için başvurduğu yöntemler, merkezi hükümetin son yayımladığı üç örnekle gün yüzüne çıktı. Resmi haber ajansı Xinhua'nın 13 Nisan 2025'te duyurduğu vakalarda, yerel yönetimlerin gelir verilerini manipüle ettiği, özel amaçlı devlet tahvillerini usulsüz kullandığı ve bilanço dışı borçları gizlediği ortaya kondu. Bu gelişme, Çin lideri Xi Jinping'in 'double carbon' hedefleri ve ekonomik istikrar vurgusu yaptığı bir dönemde, yerel yönetimlerin performans baskısı altında ne kadar ileri gidebildiğini gösteriyor.
Üç vaka ve ortaya çıkan usulsüzlükler
Xinhua'nın haberine göre, Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletine bağlı Jiaxing kentinde yerel yetkililer, 2016-2019 yılları arasında gelir fazlasını olduğundan düşük göstererek 3,7 milyar yuan (yaklaşık 512 milyon dolar) tutarında vergi gelirini kayıt dışı bıraktı. Bu yöntemle, merkezi hükümete bildirilen bütçe açığı rakamları küçültülmüş oldu. İkinci vakada, güneydeki Guangdong eyaletinin Zhaoqing kentinde belediye yetkilileri, özel amaçlı tahvil (SPB) ihraçlarından elde edilen 10,2 milyar yuanı (yaklaşık 1,4 milyar dolar) altyapı projeleri yerine borç ödemelerinde kullandı. Üçüncü vaka ise kuzeydeki Liaoning eyaletinin Huludao kentinde yaşandı; burada yerel yönetim, 2,8 milyar yuan (yaklaşık 388 milyon dolar) tutarındaki bilanço dışı borcu, merkezi hükümetin denetiminden kaçırmak için gizledi.
Bu üç vaka, Çin'de yerel yönetimlerin mali verileri sistematik olarak çarpıttığını gösteren sadece birer örnek. Aslında, Çin'de yerel yönetim borçlarının resmi olarak 40 trilyon yuan (5,5 trilyon dolar) olduğu tahmin edilirken, uluslararası finans kuruluşları bu rakamın iki katına kadar çıkabileceğini belirtiyor. Yerel yönetimlerin performans değerlendirmeleri, ekonomik büyüme, vergi gelirleri ve yatırım hedeflerine dayanıyor; bu da terfi veya ceza alma endişesi taşıyan yetkilileri veri sahteciliğine itiyor.
Merkezi hükümetin denetim çabaları ve sonuçları
Çin Devlet Konseyi, 2023'te yerel yönetim borçlarını ve mali veri doğruluğunu denetlemek için özel bir komisyon kurdu. 2024'te bu komisyon, 30'dan fazla il ve belediyede denetim yaparak 150'den fazla ihlal tespit etti. Ancak uzmanlara göre, bu tür vakaların üst yönetim tarafından kamuoyuna duyurulması nadirdir; genellikle iç disiplin cezalarıyla geçiştirilir. Xinhua'nın bu üç vakayı özellikle seçmesi, merkezi hükümetin yerel yönetimler üzerindeki baskıyı artırdığı ve kamuoyunu bilgilendirme konusunda daha şeffaf olmaya başladığı anlamına gelebilir. Ancak bu, aynı zamanda sorunun ne kadar yaygın olduğunu da gösteriyor.
Bu gelişmelerin küresel etkileri de var. Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak, küresel tedarik zincirleri ve finans piyasaları için kilit öneme sahip. Yerel yönetim borçlarının kontrol altına alınamaması, Çin'in ekonomik istikrarını tehdit edebilir ve bu da küresel büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in iklim hedefleri (örneğin, 2030'a kadar karbon zirvesi ve 2060'a kadar karbon nötrlüğü) için gerekli yatırımların finansmanı, yerel yönetimlerin mali disiplinine bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki yerel yönetim veri sahteciliği, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, dolaylı etkileri olabilir. Türkiye, Çin ile artan ticaret ve yatırım ilişkileri (örneğin, Kuşak ve Yol Projesi kapsamındaki projeler) nedeniyle Çin ekonomisindeki istikrarsızlıklardan etkilenebilir. Ayrıca, bu tür usulsüzlükler, Çin'in resmi verilerine olan güveni azaltarak, uluslararası yatırımcıların Çin'e yönelik iştahını düşürebilir; bu da Türkiye gibi alternatif yatırım destinasyonlarına yönelimi artırabilir. Ancak Türkiye'nin kendi mali şeffaflık ve denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, bu tür risklere karşı daha dirençli olmasını sağlayabilir.