Çin'in kuzeybatısındaki Gansu eyaletine bağlı Longnan kentinde meydana gelen toprak kaymasında ilk belirlemelere göre 21 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı. Olayda, 33 kişilik gruptan 5 kişiye ise henüz ulaşılamadığı bildirildi. Yetkililer, kayıp kişilerin de ölü olduğundan endişe ediyor. Heyelan, bölgede günlerdir devam eden şiddetli yağışların ardından Salı günü meydana geldi. Ölenlerin büyük çoğunluğunun, ağaçları budamak için bölgeye gelen kereste işçileri olduğu açıklandı.
Gelişmenin arka planı: Tayfun ve sel felaketleri zinciri
Çin, son haftalarda art arda gelen doğal afetlerle mücadele ediyor. Ülkenin güney ve doğu bölgelerini etkisi altına alan tayfunlar, şiddetli yağışlar ve sel felaketleri, birçok kentte hayatı felç etti. Gansu eyaleti, tipik olarak kurak bir bölge olmasına rağmen, mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar nedeniyle toprak kaymalarına karşı savunmasız hale geldi. Heyelanın meydana geldiği Longnan kenti, dağlık arazi yapısıyla dikkat çekiyor. Yerel meteoroloji yetkilileri, önümüzdeki günlerde de bölgede şiddetli yağış beklendiğini duyurdu. Bu durum, arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırırken, yeni heyelan riskini de artırıyor.
Kurbanlardan 21'inin kimliği tespit edilirken, yaralıların hastanede tedavi altına alındığı ve durumlarının stabil olduğu belirtildi. Çin hükümeti, felaket bölgesine arama kurtarma ekipleri ve yardım malzemeleri sevk etti. Ancak ulaşımın zor koşullar altında yapılması, çalışmaların yavaş ilerlemesine neden oluyor.
Bölgesel veya küresel boyut: İklim değişikliğinin artan etkisi
Çin'de yaşanan bu son felaket, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını nasıl tetiklediğinin bir başka örneği olarak kayıtlara geçti. Bilim insanları, küresel ısınmayla birlikte Asya'da muson yağışlarının şiddetinin arttığını ve bunun da toprak kaymaları, seller gibi jeolojik afetlerin sıklığını ve yıkıcılığını artırdığını vurguluyor. Çin, dünyanın en büyük karbon emisyonu üreticilerinden biri olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede kilit rol oynuyor. Son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırsa da, kömür bağımlılığını tam olarak kırabilmiş değil.
Öte yandan, bu tür afetlerin ekonomik maliyeti de oldukça yüksek. Alt yapı hasarları, tarım arazilerinin zarar görmesi ve can kayıpları, bölgesel ekonomiler üzerinde uzun vadeli etkiler yaratıyor. Çin hükümeti, afet yönetimi ve erken uyarı sistemlerine büyük yatırımlar yapsa da, aşırı hava olaylarının öngörülemezliği karşısında zaman zaman yetersiz kalabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki bu heyelan, Türkiye için dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye de benzer şekilde heyelan ve sel felaketlerine sıkça maruz kalan bir ülke. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan toprak kaymaları, Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini zorluyor. Çin'deki olay, erken uyarı sistemleri ve kentsel dönüşümün önemini bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerinde kilit rol oynayan Çin'in doğal afetlerden etkilenmesi, uluslararası ticarette aksamalara yol açabilir. Türkiye'nin Çin ile artan ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bu tür afetlerin ekonomik yansımaları dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir.