Çin mali makamları, yuanın uluslararasılaşmasının "geri döndürülemez" olduğunu ve bu süreci destekleyecek bir stratejiye sahip olduklarını duyurdu. Yetkililer, genişleyen de-dolarizasyon trendi ortamında yuanın küresel kullanımını yaygınlaştırmak için ilave adımlar atacaklarını taahhüt ederken, üst düzey yerli şirketlerin ana seçeneğinin anakara borsalarında kote olmak olacağını vurguladı.
Yuanın Uluslararasılaşması: Arka Plan ve Strateji
Çin Devlet Konseyi ve Çin Halk Bankası (PBOC) tarafından yapılan ortak açıklamada, yuanın sınır ötesi kullanımını artırmak için çok yönlü bir yol haritası çizildi. Buna göre, ticaret ve yatırımda yuan cinsinden ödemeler teşvik edilecek, yabancı merkez bankalarıyla para takas anlaşmaları genişletilecek ve offshore yuan piyasalarının derinliği artırılacak. Ayrıca, Şanghay ve Shenzhen borsalarının uluslararası yatırımcılar için cazibesi artırılacak; büyük ölçekli Çinli şirketlerin halka arzlarında öncelikli olarak anakara borsalarını tercih etmeleri sağlanacak. Bu strateji, Çin'in sermaye piyasalarını dışa açma ve RMB'yi rezerv para birimi konumuna yükseltme hedefinin bir parçası.
Çinli yetkililer, "yuanın uluslararasılaşması sürekli ve istikrarlı bir şekilde ilerliyor" ifadesini kullanarak, sürecin artık geri döndürülemez olduğunu belirtti. Bu açıklama, son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve Batı yaptırımlarına karşı bir önlem olarak görülüyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası dolar ve euroya olan bağımlılığı azaltma çabaları hız kazandı. Çin, Brezilya, Suudi Arabistan ve bazı ASEAN ülkeleriyle yerel para birimleriyle ticaret anlaşmaları imzaladı.
Uzmanlar, yuanın küresel ödemelerdeki payının hâlâ düşük olduğunu (yaklaşık %2-3) ancak büyüme hızının dikkat çekici olduğunu belirtiyor. SWIFT verilerine göre, yuan Aralık 2023'te küresel ödemelerde %4,14 ile dolar, euro ve sterlinin ardından dördüncü sırada yer aldı. Çin, bu payı 2025'e kadar %10'a çıkarmayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: De-dolarizasyon Dalgası
Çin'in bu hamlesi, küresel ekonomideki de-dolarizasyon trendinin bir parçası. ABD'nin finansal sistem üzerindeki hegemonyasına karşı alternatif arayışları, özellikle Global Güney ülkelerinde yankı buluyor. BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) yeni bir ortak para birimi üzerinde çalışıyor. Ayrıca, Çin ve Suudi Arabistan petrol ticaretinde yuan kullanımı için görüşmelerini sürdürüyor. Bu gelişmeler, doların rezerv para birimi statüsünü uzun vadede sarsabilir.
Ancak yuanın tam konvertibl olmaması, sermaye kontrolleri ve Çin'in finansal şeffaflık eksikliği, uluslararasılaşma önündeki en büyük engeller olarak duruyor. Yine de Çin, dijital yuan (e-CNY) projesiyle bu engelleri aşmayı ve sınır ötesi ödemelerde devrim yaratmayı planlıyor. Pilot uygulamalar halihazırda birçok şehirde başladı.
Batılı analistler, Çin'in yuanı silahlandırmasından endişe ediyor. ABD Hazine Bakanlığı, yuanın küresel rolünün artmasının doların hakimiyetini tehdit etmediğini savunsa da, bazı uzmanlar 2030'a kadar doların payının %50'nin altına düşebileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin'in yuanı uluslararasılaştırma hamlesinden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Türkiye, enerji ithalatının büyük kısmını dolar üzerinden yapıyor; yuan cinsinden ticaret, döviz kuru riskini azaltabilir ve dolar bağımlılığını düşürebilir. Çin, Türkiye'nin en büyük ithalat ortaklarından biri. 2023'te ikili ticaret hacmi 40 milyar doları aştı. Türkiye, Kuşak ve Yol Girişimi'nde aktif. Yuanın yükselişi, Türkiye'nin Çin ile ticaretinde yuan kullanımını artırmasına olanak tanıyabilir. Ancak, Türkiye'nin Batı ile finansal entegrasyonu ve dolarizasyon sorunu, bu geçişi zorlaştırabilir. Yine de çok kutuplu bir finansal sistem, Türkiye'nin stratejik esnekliğini artırabilir.