Pekin, siber savaş doktrinini köklü biçimde değiştiriyor. Yeni yaklaşım, askeri saldırılar yerine küresel ekonomi ve iletişimin bağımlı olduğu dijital boğaz noktalarını — veri kabloları, uydu ağları, yazılım tedarik zincirleri ve altyapı kontrol noktalarını — hedef alıyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in 2014'te kurduğu Merkezi Siber Güvenlik ve Bilgilendirme Liderlik Grubu'nun stratejileri, son beş yılda somut adımlara dönüştü. Özellikle 2020 sonrasında denizaltı kabloları, 5G altyapısı ve bulut bilişim merkezleri üzerinden yürütülen etki operasyonları, Batılı istihbarat raporlarında sıkça yer alıyor.
Dijital Boğaz Noktaları Nedir?
Dijital boğaz noktaları, küresel veri trafiğinin büyük bölümünün geçtiği kritik altyapıları ifade ediyor. Bunlar arasında denizaltı fiber optik kabloları, uydu iletişim ağları, veri merkezleri, yarı iletken tedarik zincirleri ve bulut platformları bulunuyor. Örneğin, Atlantik ve Pasifik'teki denizaltı kablolarının büyük kısmı özel konsorsiyumlar tarafından işletiliyor; ancak Çin, bu konsorsiyumlara Huawei gibi şirketler üzerinden sızarak veya alternatif kablolar döşeyerek kontrolü ele geçirmeye çalışıyor. Çin'in 'Dijital İpek Yolu' projesi kapsamında 2015'ten bu yana Afrika, Asya ve Avrupa arasında yeni kablolar döşeniyor. Bu kablolar, veri akışının izlenmesi ve gerektiğinde kesilmesi için potansiyel araçlar olarak görülüyor.
Benzer şekilde, yarı iletken tedarik zinciri de bir boğaz noktası. Tayvan merkezli TSMC, dünya çip üretiminin yüzde 90'ından fazlasını gerçekleştiriyor. Çin, Tayvan'a yönelik askeri baskıyı artırırken, aynı zamanda çip tedarikini kesme tehdidini de masada tutuyor. ABD'nin 2022'de uygulamaya koyduğu çip ihracat kontrolleri, bu boğaz noktasını daha da kritik hale getirdi.
Yeni Stratejinin Yöntemleri
Çin'in yeni siber savaş stratejisi üç ayak üzerine oturuyor: birincisi, kritik altyapıya sızarak önceden konumlanma; ikincisi, yapay zeka destekli otomatik saldırılarla hedef ülkelerde kaos yaratma; üçüncüsü ise ekonomik baskıyı siber operasyonlarla birleştirme. 2021'de ABD'li siber güvenlik firması FireEye'in raporuna göre, Çin devlet destekli hacker grubu APT41, dünya çapında 30'dan fazla ülkede kritik altyapıya sızmaya çalıştı. Hedefler arasında enerji şebekeleri, liman yönetim sistemleri ve sağlık altyapısı vardı.
Çin ayrıca 'veri egemenliği' söylemini kullanarak, kendi topraklarındaki yabancı şirketlerin verilerini kontrol altına alıyor. 2017'de yürürlüğe giren Siber Güvenlik Yasası, yabancı firmaların verilerini Çin'de depolamasını zorunlu kılıyor. Bu, veri akışının izlenmesi ve gerekirse kesilmesi anlamına geliyor. Benzer yasalar, Çin'in Kuşak ve Yol girişimiyle altyapı inşa ettiği ülkelerde de uygulanmaya başlandı.
Öte yandan, Çin'in uydu ağlarına yönelik ilgisi artıyor. 2020'de tamamlanan BeiDou uydu navigasyon sistemi, GPS'e alternatif olarak konumlandırılıyor. BeiDou, askeri iletişim ve istihbarat toplama kapasitesiyle Çin'e kritik bir avantaj sağlıyor. ABD Savunma Bakanlığı'nın 2023 raporuna göre, Çin uzayda 500'den fazla uyduya sahip ve bunların önemli bir kısmı askeri amaçlı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in dijital boğaz noktalarını silahlandırma stratejisi, küresel güç dengelerini sarsıyor. ABD, Avrupa Birliği ve müttefikleri, Çin'in 5G altyapısına sızma girişimlerine karşı önlemler alıyor. 2020'de ABD, Huawei'yi yasakladı; İngiltere, Avustralya ve Japonya da benzer adımlar attı. Ancak bu önlemler, Çin'in alternatif kablolar ve uydular üzerinden etkisini artırmasını engelleyemedi.
Güneydoğu Asya'da, Güney Çin Denizi'ndeki denizaltı kabloları stratejik önem taşıyor. Çin, bu bölgede kablolara erişim için araştırma gemileri konuşlandırıyor. 2021'de Endonezya, Çin gemilerinin kablolara zarar verdiğini iddia etti. Benzer olaylar, bölge ülkelerinde endişe yaratıyor.
Afrika'da ise Çin, dijital altyapıyı kontrol ederek siyasi nüfuzunu artırıyor. Etiyopya, Kenya ve Nijerya'da Çin yapımı veri merkezleri ve kablolar faaliyette. Bu ülkelerde veri akışının Çin üzerinden geçmesi, Pekin'e istihbarat ve baskı aracı sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in dijital boğaz noktalarını silahlandırma stratejisi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki veri trafiğinin kavşağında. Çin'ın Kuşak ve Yol girişimi kapsamında Türkiye'deki altyapı projelerine yatırım yapması, veri güvenliği risklerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin 5G altyapısında Huawei ile işbirliği yapması, Batı ile ilişkilerde gerilim yaratabilir. Türkiye, kendi siber güvenlik stratejisini güçlendirerek, hem Çin hem de diğer aktörlere karşı dijital egemenliğini korumalı.