Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in bu hafta ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelmek üzere ABD’ye gitmesi beklenirken, gözler Xi’ye eşlik edecek iş dünyası liderlerine çevrildi. Güney Çin Sabah Postası’nın (SCMP) daha önce bildirdiğine göre, elektrikli araç üreticisi BYD ve akıllı üretim şirketlerinin yöneticileri bu heyette yer alabilir. Ancak Çin’in önde gelen yapay zeka girişimlerinin temsilcilerinin bu zirvede bulunmaması bekleniyor. Bu durum, ABD-Çin teknoloji rekabetinin zirvedeki ana gündem maddelerinden biri olacağına işaret ediyor.
Zirvenin Arka Planı ve Katılımcı Profili
Xi Jinping’in ABD ziyareti, iki ülke arasındaki ticaret savaşları ve teknoloji kısıtlamalarının gölgesinde gerçekleşiyor. SCMP’nin haberine göre, heyette daha çok geleneksel sektörlerden ve üretim odaklı şirketlerden yöneticilerin yer alması planlanıyor. BYD gibi elektrikli araç devi, Çin’in küresel pazardaki rekabet gücünü simgeliyor. Akıllı üretim (smart manufacturing) alanındaki şirketler de bu profile uyuyor. Buna karşılık, Çin’in yapay zeka (AI) alanındaki öncü firmaları – örneğin Megvii, SenseTime veya Baidu’nun AI birimi gibi – davet edilmedi. Bu tercih, ABD’nin Çinli AI şirketlerine yönelik yaptırımları ve teknoloji ihracat kontrolleriyle doğrudan ilgili. Zirvede yapay zeka konusunun masaya yatırılması durumunda, bu şirketlerin varlığı müzakereleri zorlaştırabilir.
Çin’in yapay zeka alanındaki atılımı son yıllarda hız kazandı. Özellikle görüntü işleme, yüz tanıma ve büyük dil modelleri konusunda Çinli firmalar küresel ölçekte iddialı. Ancak ABD, ulusal güvenlik gerekçesiyle bu şirketlere çip ve yazılım erişimini kısıtlıyor. Bu nedenle, Xi’nin heyetinde AI şirketlerinin bulunmaması, Washington’a verilecek bir mesaj olarak yorumlanabilir: Çin, teknoloji rekabetini tırmandırmak yerine ticari diyalogu sürdürmeyi tercih ediyor. Öte yandan, bu durum Çin’in AI sektörünün uluslararası arenada yalnızlaştırılması riskini de beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Çin zirvesi, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel teknoloji ekosistemini de yakından ilgilendiriyor. Yapay zeka, yarı iletkenler ve elektrikli araçlar gibi stratejik sektörlerde yaşanan rekabet, dünya ticaretini ve tedarik zincirlerini şekillendiriyor. Çin’in AI öncülerinin zirvede yer almaması, ABD’nin Çinli teknoloji devlerine yönelik baskı politikasının bir yansıması. Aynı zamanda, Çin’in de bu şirketleri öne çıkarmayarak gerilimi düşürme çabası olarak okunabilir. Zirvede elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve yeşil enerji gibi alanlarda işbirliği sinyalleri çıkabilir. Ancak yapay zeka ve yarı iletken konularında somut bir ilerleme beklenmiyor. Bu durum, teknoloji dünyasında ‘decoupling’ (ayrışma) sürecinin derinleşebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-Çin teknoloji rekabetinde denge politikası izliyor. Çin’in yapay zeka ve elektrikli araç alanındaki ilerlemesi, Türkiye’nin kendi teknoloji girişimleri için hem fırsat hem de tehdit oluşturuyor. Özellikle yerli elektrikli otomobil TOGG ve savunma sanayii AI projeleri, Çinli şirketlerle işbirliği veya rekabet ekseninde şekillenebilir. Zirvede AI şirketlerinin yer almaması, Türkiye’nin Çin ile teknoloji transferi konusunda temkinli olması gerektiğini gösteriyor. ABD’nin çip kısıtlamaları, Türkiye’nin de dahil olduğu küresel tedarik zincirini etkiliyor. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini koruyarak bu rekabette kendi teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeye odaklanmalı.