Çin ve Nepal'de etkili olan şiddetli sel felaketlerinin üzerinden 12 gün geçmesine rağmen, iki ülkede toplam 5.500'den fazla kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi. Yetkililer, arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak için zamana karşı yarıştığını, ancak olumsuz hava koşulları ve altyapı hasarının çalışmaları güçleştirdiğini açıkladı. Çin'in güneybatısındaki Yunnan ve Siçuan eyaletleri ile Nepal'in orta ve doğu bölgelerinde meydana gelen seller, bölgede son yılların en yıkıcı doğal afeti olarak nitelendiriliyor.
Afetin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Çin'de sel sularının çekilmesiyle birlikte hasarın boyutu daha net ortaya çıkıyor. Yunnan eyaletinde nehir yataklarının taşması sonucu onlarca köy sular altında kaldı, binlerce ev yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Siçuan'da ise dağlık bölgelerde meydana gelen toprak kaymaları, kurtarma ekiplerinin enkaz alanlarına ulaşmasını engelliyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, afet bölgesine tüm devlet kaynaklarının seferber edilmesi talimatını verdi. Ordu ve silahlı polis güçlerinin yanı sıra sivil savunma ekipleri, helikopterlerle ve botlarla arama kurtarma çalışmalarına katılıyor. Ancak bölgede etkili olan yoğun sis ve sağanak yağışlar, hava destekli operasyonları zaman zaman durduruyor.
Nepal'de ise durum daha da kritik. Ülkenin orta kesimlerindeki Bagmati ve Gandaki eyaletlerinde meydana gelen seller ve heyelanlar, çok sayıda yerleşim yerini izole etti. Nepal hükümeti, arama kurtarma çalışmaları için uluslararası yardım çağrısında bulundu. Hindistan ve Çin'den gelen kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Nepal Ordusu sözcüsü, kayıp sayısının her geçen gün artabileceğini, çünkü bazı bölgelere henüz ulaşılamadığını belirtti. Ülkenin altyapısı zaten kırılgan olan kırsal bölgelerinde yolların çökmesi, köprülerin yıkılması nedeniyle yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamıyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Güney Asya'da muson yağmurlarının neden olduğu seller her yıl can kaybına yol açsa da, bu yılki felaketin boyutu olağanüstü. İklim değişikliğinin etkisiyle muson döngüsünün düzensizleştiği ve aşırı hava olaylarının sıklaştığı bilimsel raporlarda sıkça vurgulanıyor. Çin ve Nepal'in yanı sıra Hindistan'ın kuzeydoğusu ve Bangladeş'te de benzer seller yaşanmış, bölge genelinde milyonlarca insan yerinden edilmişti. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, bölgede insani yardım operasyonlarının finansmanında ciddi eksiklik olduğunu duyurdu. Birleşmiş Milletler, acil yardım çağrısı yaparak üye ülkelerden destek istedi.
Öte yandan, Çin ve Nepal arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan afet, iki ülke arasındaki sınır ticaretini de olumsuz etkiledi. Tibet Özerk Bölgesi üzerinden yapılan transit geçişler durma noktasına geldi. Nepal, dış ticaretinin büyük bölümünü Çin üzerinden gerçekleştirdiği için, bu kesinti ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bölgedeki enerji nakil hatları ve iletişim altyapısı zarar gördü; birçok bölgede elektrik ve telefon hizmetleri hâlâ sağlanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ve Nepal'de yaşanan sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel insani yardım ve afet yönetimi açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda hem yurt içinde hem de yurt dışında afet yardımlarında aktif rol alan bir ülke. Bu tür büyük çaplı felaketler, uluslararası yardım mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Ayrıca iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları, Türkiye'nin de sık sık karşılaştığı sel ve heyelan riskini hatırlatıyor. Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini güçlendirmesi ve bölgesel işbirliklerini artırması, gelecekte benzer felaketlere karşı direncini artırabilir. Çin ile artan ticari ilişkiler göz önüne alındığında, bölgedeki istikrarsızlık dolaylı ekonomik yansımalar doğurabilir.