Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması’na (PLAN) ait Liaoning Uçak Gemisi Görev Grubu, Filipinler’in doğusunda, Luzon Adası açıklarındaki Filipin Denizi’nde geçtiğimiz hafta boyunca 170 sorti gerçekleştirdi. Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri tarafından yakından takip edilen tatbikatta, gemide konuşlu savaş uçakları ve helikopterlerin 80 kalkış yaptığı gözlemlendi. Bu gelişme, Çin’in bölgedeki askeri varlığını artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Tatbikatın Ayrıntıları ve Stratejik Önemi
Liaoning uçak gemisi liderliğindeki görev grubu, 80’i savaş uçağı, 90’ı helikopter olmak üzere toplam 170 sorti yaptı. Japonya Genelkurmay Başkanlığı’na göre, Çin savaş uçakları 80 kalkış gerçekleştirirken, helikopterler 90 sorti yaptı. Tatbikat sırasında, Çin gemileri ve uçakları uluslararası sularda seyrederken, Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri’ne ait gemiler ve uçaklar sürekli olarak gözetleme yaptı. Japonya ayrıca, Çin uçaklarının kalkışlarını görüntüledi ve bu görüntüleri kamuoyuyla paylaştı. Bu tür tatbikatlar, Çin’in denizdeki güç projeksiyonu yeteneğini sergilemesi açısından kritik öneme sahip.
Liaoning, Çin’in Sovyet yapımı Varyag gemisini dönüştürerek 2012 yılında hizmete soktuğu ilk uçak gemisi. Gemide Shenyang J-15 savaş uçakları ve çeşitli helikopter türleri bulunuyor. Filipin Denizi’ndeki bu tatbikat, Çin’in Tayvan ve Güney Çin Denizi’ndeki iddialarını desteklemek amacıyla düzenlenen daha geniş çaplı askeri faaliyetlerin bir parçası. Çin Savunma Bakanlığı, tatbikatın rutin ve uluslararası hukuka uygun olduğunu belirtirken, bölge ülkeleri bu tür faaliyetlerin bölgesel istikrarı tehdit ettiği konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tatbikat, Çin’in artan deniz gücünün bir göstergesi olarak, özellikle ABD, Japonya ve Filipinler gibi ülkeler tarafından yakından izleniyor. Filipin Denizi, stratejik açıdan önemli bir su yolu olup, Tayvan boğazına ve Güney Çin Denizi’ne yakınlığıyla dikkat çekiyor. Çin’in bu bölgede düzenlediği askeri tatbikatlar, ABD’nin müttefikleriyle yaptığı ortak tatbikatlara bir yanıt olarak görülüyor. Ayrıca, Japonya’nın Çin gemilerini yakından takip etmesi, iki ülke arasındaki gerginliğin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Çin’in uçak gemisi operasyonlarından elde ettiği deneyim, ileride daha modern gemiler (Type 002 Shandong ve Type 003 Fujian gibi) ile gerçekleştireceği operasyonlara temel oluşturacak. Bu durum, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengesini değiştirme potansiyeli taşıyor. ABD ise bölgedeki varlığını sürdürmek için Japonya ve Filipinler ile askeri iş birliğini derinleştiriyor. Çin’in tatbikatları, aynı zamanda uluslararası toplumda deniz hukuku ve serbest seyrüsefer konularında tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Asya-Pasifik’teki jeopolitik rekabetin derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, Çin ile dengeli bir ilişki sürdürürken, aynı zamanda NATO müttefiki olarak ABD ve Japonya ile yakın işbirliği içinde. Çin’in deniz gücünü artırması, küresel tedarik zincirleri ve deniz ticareti üzerinden Türkiye’yi de etkileyebilir. Türkiye’nin Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki benzer güç mücadeleleriyle karşılaştırmalı olarak, bu tür tatbikatların bölgesel istikrar üzerindeki etkilerini analiz etmesi önem taşıyor.