Çin'de sanayi şirketlerinin kârları, Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre %4,2 artış gösterdi. Bu, 2025 yılının en düşük aylık büyüme oranı olarak kayıtlara geçti. Ulusal İstatistik Bürosu'nun açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında %5,1 olan artış hızı Ağustos'ta yavaşladı. Zayıflayan iç talep ve birçok sektördeki yoğun rekabet, sanayi kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor. Ekonomistler, Pekin yönetiminin şirket kârlılığını istikrara kavuşturmak için teşvik önlemlerini artırmasını bekliyor.
Sanayi Kârlarındaki Yavaşlamanın Arka Planı
Çin'de sanayi kârları, pandemi sonrası toparlanma sürecinde dalgalı bir seyir izliyor. 2024 yılının tamamında %8,5 artan kârlar, 2025'in ilk çeyreğinde %6,3'e geriledi. Ağustos ayındaki %4,2'lik artış, yılın en düşük seviyesi. Veriler, imalat sektöründeki fiyat savaşlarının ve emlak piyasasındaki uzun süreli durgunluğun etkisini gösteriyor. Özellikle çelik, otomotiv ve güneş paneli gibi sektörlerde aşırı kapasite ve fiyat kırıcı rekabet kâr marjlarını eritiyor.
Ulusal İstatistik Bürosu yetkilileri, kâr artışındaki yavaşlamayı "küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yurt içi talepteki kırılganlık" ile ilişkilendirdi. Ağustos ayında üretici fiyat endeksi (ÜFE) yıllık bazda %1,8 geriledi; bu, üst üste 11. ayda düşüş anlamına geliyor. Deflasyonist baskılar, şirketlerin fiyat artıramamasına ve kârlılığın sınırlı kalmasına neden oluyor.
Öte yandan, devlete ait işletmelerin kârları Ağustos'ta %3,1 artarken, özel sektör kârları sadece %2,4 yükseldi. Bu fark, özel sektörün finansman ve talep koşullarında daha fazla zorlandığını gösteriyor. Analistler, özel yatırımların canlanmaması durumunda toparlanmanın gecikebileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Çin, dünyanın en büyük imalatçısı konumunda. Sanayi kârlarındaki yavaşlama, yalnızca ülke içi ekonomiyi değil, küresel tedarik zincirlerini de etkiliyor. ABD ve Avrupa Birliği'nde son aylarda açıklanan PMI verileri, imalat sektöründe toparlanmanın zayıf olduğunu gösteriyor. Çin'den gelen yavaşlama sinyalleri, küresel emtia fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir.
Özellikle demir cevheri, bakır ve alüminyum gibi sanayi metallerinde Çin talebi belirleyici. Ağustos verisi sonrası Londra Metal Borsası'nda bakır fiyatları %0,7 geriledi. Petrol fiyatları da Çin'in talebine ilişkin endişelerle dalgalandı. Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz ayında yayınladığı raporunda Çin'in 2025 büyüme tahminini %4,6'dan %4,3'e düşürmüştü. Bu son veri, aşağı yönlü risklerin arttığını gösteriyor.
Çin hükümeti, yılın başından bu yana faiz indirimleri, altyapı harcamaları ve tüketici teşvikleri gibi önlemlerle ekonomiyi desteklemeye çalışıyor. Ancak, art arda gelen teşviklere rağmen sanayi kârlarındaki yavaşlama, politikaların etkisinin sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Ekonomistler, önümüzdeki aylarda daha agresif bir mali teşvik paketinin gelebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'de sanayi kârlarının yavaşlaması, Türkiye'nin ihracat pazarları ve küresel ticaret dengeleri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Çin, Türkiye'nin en büyük ithalat kaynağı; aynı zamanda Avrupa Birliği'nin de önemli bir ticaret ortağı. Çin ekonomisindeki yavaşlama, AB talebini olumsuz etkileyerek Türkiye'nin AB'ye yaptığı ihracatı azaltabilir. Öte yandan, Çin'in daha fazla teşvik açıklaması, emtia fiyatlarını yukarı çekerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca, Çin'in düşük fiyatlı ürün ihracatını artırması, Türk imalat sektöründe rekabet baskısını yoğunlaştırabilir. Türkiye, bu dönemde ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye ve katma değerli üretime yönelmelidir.