Çin'de petrol fiyatları, son haftalarda üst üste artışlarla rekor seviyeye ulaştı. Ülkenin en büyük petrol şirketleri Sinopec ve PetroChina, perakende benzin ve dizel fiyatlarını litre başına yüzde 5'in üzerinde artırdı. Bu artış, küresel ham petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra Çin'in iç piyasasındaki arz-talep dengesizliğinden kaynaklanıyor. Uzmanlar, fiyat artışının nedeni olarak Kovid-19 sonrası ekonomik toparlanmayla birlikte sanayi üretiminin ve ulaşım talebinin hızla artmasını gösteriyor.
Fiyat Artışının Arka Planı
Çin, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı konumunda. 2023 yılında günlük 11 milyon varilin üzerinde petrol ithal eden ülke, küresel petrol talebinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ancak son dönemde arz tarafında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamaları, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar ve İran petrolünün ambargo altında olması, küresel arzı daralttı. Ayrıca, Çin'in stratejik petrol rezervlerini yenileme çabaları da iç piyasadaki arzı azaltıyor.
Öte yandan, Çin hükümeti çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında kömür kullanımını azaltmaya yönelik politikalar izliyor. Bu durum, enerji ihtiyacının petrol ve doğalgaza kaymasına neden oluyor. Sanayi sektöründeki toparlanma ve artan araç sayısı da talebi körüklüyor. Çin'de otomobil satışları son bir yılda yüzde 10 arttı; bu da benzin talebini doğrudan etkiliyor.
Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 90 doların üzerine çıktı. Çin'in iç fiyatlandırma mekanizması, küresel fiyatlara ve yuanın dolar karşısındaki değerine göre ayarlanıyor. Yuanın son aylarda değer kaybetmesi, ithal petrolün maliyetini artırarak iç fiyatlara yansıdı. Ayrıca, devlete ait petrol şirketlerinin kâr marjlarını koruma çabası da fiyat artışlarında etkili oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'deki petrol fiyat artışı, küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Çin'in talebindeki güçlü seyir, dünya petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Bu durum, başta Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere birçok ülkenin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkiliyor. ABD ve Avrupa'da da benzer fiyat artışları görülüyor; ancak Çin'deki rekor seviye, küresel arzın ne kadar sıkı olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, Çin'in petrol talebinin önümüzdeki aylarda da güçlü kalmasını bekliyor. Kış aylarında ısınma ihtiyacı ve yıl sonu sanayi üretimi artışı talebi daha da yükseltebilir. OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşının seyri, fiyatların yönünü belirleyecek. Ayrıca, Çin'in elektrikli araçlara geçiş hızı uzun vadede petrol talebini düşürebilir; ancak kısa vadede bu etki sınırlı.
Çin hükümeti, fiyat artışlarını kontrol altına almak için akaryakıt vergilerinde indirime gidebilir veya stratejik rezervlerden satış yapabilir. Ancak bu tür müdahaleler genellikle geçici çözümler sunuyor. Yapısal olarak, Çin'in enerji ithalat bağımlılığı ve küresel arz kısıtları devam ettiği sürece fiyatlar üzerindeki baskı sürecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'de petrol fiyatlarının rekor seviyeye ulaşması, küresel petrol talebini artırarak Brent petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak bu durumdan doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkiliyor; akaryakıt fiyatları üzerinden halkın alım gücünü düşürüyor. Ayrıca, Çin'in artan talebi, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu enerji ithalatçısı ülkeler için maliyetleri yükseltiyor. Uzun vadede Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve nükleer enerji yatırımlarını hızlandırması, bu tür şoklara karşı direncini artırabilir.