Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, bu hafta iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımda yerel para birimlerinin kullanımını artırmayı destekleyen bir dizi anlaşmaya imza attı. Anlaşmalar kapsamında Mısır ile Çin arasındaki para takası (swap) hattı genişletildi. Bu hamle, Mısır'ın döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletmeyi ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçlıyor. Uzmanlar, genişletilen para takasının yuanın ticaret ve yatırımda daha geniş kullanımına katkı sağlayabileceğini, ancak ABD dolarına olan bağımlılığın kısa vadede azalmasının beklenmemesi gerektiğini vurguluyor.
İlişkilerin Arka Planı ve Anlaşmanın Kapsamı
Çin ve Mısır arasındaki ilişkiler son yıllarda istikrarlı bir şekilde güçleniyor. Mısır, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde önemli bir ortak olarak öne çıkıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 yılında 15 milyar doları aşmış durumda. Çin, Mısır'ın en büyük ticaret ortaklarından biri haline gelirken, Mısır da Çin'in Afrika'daki en büyük yatırım destinasyonlarından biri olmayı sürdürüyor.
Bu hafta imzalanan anlaşmalar, mevcut para takası anlaşmasının kapsamını genişletiyor. Mısır Merkez Bankası ile Çin Merkez Bankası arasında 2023 yılında yapılan ve 18 milyar yuan (yaklaşık 2,5 milyar dolar) değerinde olan swap anlaşması, yeni düzenleme ile daha da büyütüldü. Anlaşma, iki ülke arasındaki ticarette yuan ve Mısır poundunun doğrudan kullanılmasını kolaylaştıracak. Ayrıca, Çinli şirketlerin Mısır'da yuan cinsinden yatırım yapmasının önü açılacak.
Mısır, son yıllarda ciddi bir döviz kriziyle mücadele ediyor. Ülkenin döviz rezervleri azalırken, Mısır poundu rekor düşük seviyelere geriledi. Bu durum, Mısır'ın ithalatını finanse etmesini zorlaştırıyor ve ekonomik istikrarı tehdit ediyor. Çin ile yapılan para takası anlaşması, Mısır'a dolar rezervi kullanmadan Çin'den mal ve hizmet alımı imkanı tanıyacak. Bu da Mısır'ın döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Çin'in Mısır ile para takasını genişletmesi, Pekin'in yuanı uluslararası ticarette daha yaygın hale getirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Son yıllarda Çin, Arjantin, Brezilya, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle benzer anlaşmalar yaparak yuanın küresel kullanımını artırmaya çalışıyor. Bu hamleler, ABD dolarının uluslararası ticaretteki hakimiyetini sorgulatan gelişmeler olarak yorumlanıyor.
Ancak uzmanlar, doların yerini almanın kolay olmadığını belirtiyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, dolar hala küresel döviz rezervlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor. Yuanın payı ise %3'ün altında. Ayrıca, Çin'in sermaye kontrolü politikaları ve yuanın serbest konvertibl olmaması, yuanın uluslararasılaşmasının önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor.
Mısır açısından ise bu anlaşma, ekonomik bağımlılığı çeşitlendirme çabası olarak değerlendirilebilir. Mısır, hem ABD hem de Avrupa Birliği ile geleneksel ilişkilerini sürdürürken, Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştiriyor. Bu, Mısır'ın dış politikada çok yönlü bir denge stratejisi izlediğini gösteriyor. Ancak, Mısır'ın Çin'e olan borçluluğunun artması, bazı Batılı ülkelerde endişe yaratabilir.
Bölgesel olarak, bu anlaşma Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da ekonomik ve jeopolitik dengeleri etkileyebilir. Çin'in bölgedeki ekonomik varlığı artarken, ABD'nin geleneksel etkisi sorgulanıyor. Mısır gibi stratejik bir ülkenin Çin ile yakınlaşması, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Mısır ile para takasını genişletmesi, Türkiye'nin ekonomik ve jeopolitik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Mısır, Türkiye'nin Akdeniz'deki önemli bir komşusu ve ticaret ortağıdır. Çin'in Mısır'daki ekonomik nüfuzunun artması, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik rekabetini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye de Çin ile benzer bir para takası anlaşması yapmış durumda; ancak Mısır ile genişletilen anlaşma, Türkiye'nin bu alandaki adımlarını gölgeleyebilir. Türkiye, döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletmek için yerel para birimleriyle ticaret anlaşmalarına yöneliyor. Çin ile Mısır arasındaki bu gelişme, Türkiye'nin de benzer adımlar atması için bir teşvik olabilir. Öte yandan, Mısır'ın Çin ile yakınlaşması, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel stratejilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.