Çin Merkez Bankası (PBOC), haziran ayında altın rezervlerine 5,3 ton daha ekleyerek 2015 yılından bu yana en uzun kesintisiz alım serisini sürdürdü. Bloomberg’in derlediği verilere göre, PBOC’un toplam altın varlıkları 2.260 tonun üzerine çıktı. Bu alım, küresel altın fiyatlarındaki dalgalanmaya ve Çin’in ihracat odaklı ekonomisinin karşı karşıya olduğu belirsizliklere rağmen, Pekin yönetiminin döviz rezervlerini çeşitlendirme ve ABD dolarına olan bağımlılığı azaltma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Uzmanlar, PBOC’un 2022 sonundan beri her ay düzenli alım yaptığını ve bu stratejinin jeopolitik gerilimler ve artan küresel ekonomik riskler karşısında bir güvenlik önlemi olarak görüldüğünü belirtiyor.
Altın Alımlarının Arkasındaki Strateji
PBOC’un altın alımları, Çin’in döviz rezervlerinin yaklaşık %58’ini oluşturan ABD doları cinsinden varlıklara alternatif yaratma amacını taşıyor. Washington ile artan ticaret savaşları ve teknoloji rekabeti, Çin’i ABD hazine tahvilleri gibi dolar varlıklarını azaltmaya ve altın gibi fiziki varlıklara yönelmeye itiyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, Çin 2023 yılında en büyük altın alıcısıydı ve 2024’ün ilk altı ayında da bu trend devam etti. Haziran alımı, Nisan ve Mayıs’taki rallinin ardından fiyatların düşüşe geçtiği bir dönemde gerçekleşti. Analistler, PBOC’un alımlarının küresel altın piyasasına taban oluşturduğunu ve merkez bankalarının toplam talebinin 2024’te yeni bir rekora ulaşabileceğini tahmin ediyor. Ancak bazı ekonomistler, Çin’in büyüyen altın stokunun getirisi olmadığına ve bu politikanın dış şoklara karşı sınırlı koruma sağladığına dikkat çekiyor.
Küresel Altın Piyasasına Etkisi
PBOC’un hamlesi, Çin’in küresel altın piyasasındaki etkisini pekiştiriyor. Çin, dünyanın en büyük altın üreticisi ve tüketicisi konumunda. Merkez bankasının alımları, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı belirsizlik ortamında, yatırımcılar için bir güven sinyali olarak algılanıyor. Altın fiyatları, 2024 başlarında ons başına 2.400 doları aşarak tarihi zirveyi görmüş, ardından yüzde 5’e yakın gerilemişti. PBOC’un alımları, fiyatların bu seviyelerde desteklenmesine yardımcı olabilir. Öte yandan, gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları da benzer stratejiler izleyerek rezervlerini çeşitlendiriyor. Polonya, Hindistan ve Kazakistan gibi ülkeler de altın alımlarını artırmış durumda. Bu eğilim, küresel para sisteminde doların hakimiyetinin sorgulandığı bir döneme işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin Merkez Bankası’nın altın alımları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) da benzer bir rezerv çeşitlendirme stratejisi izlediği bir döneme denk geliyor. TCMB, 2023’te net altın alıcısı olmuş ve rezervlerini 500 tonun üzerine çıkarmıştı. Çin’in bu hamlesi, küresel altın fiyatlarını destekleyerek TCMB’nin elindeki altının değerini koruyabilir. Ancak Türkiye’nin dış ticaret açığı ve yüksek enflasyonla mücadele ederken döviz rezervlerini altınla çeşitlendirmesi, kısa vadede dolar talebini azaltarak TL’ye istikrar sağlayabilir. Uzun vadede ise, BRICS ülkelerinin dolar dışı bir ödeme sistemi arayışında altının rolü artabilir. Türkiye’nin bu sürece dahil olması, rezerv politikalarında yeni fırsatlar yaratabilir.