ABD Adalet Bakanlığı, Çin’de üretilen 23 milyon Singapur doları (yaklaşık 18 milyon ABD doları) değerindeki yatakların, gümrük vergisinden kaçmak amacıyla Singapur menşeli gibi gösterilerek ABD’ye ihraç edildiği iddiasıyla üç kişi hakkında dava açtı. Federal iddianameye göre, şüpheliler 2020-2021 yıllarında Çin’de üretilen yatakları Singapur’da sadece ambalaj değiştirerek veya hiçbir işlem yapmadan doğrudan ABD’ye sevk etti. Böylece ABD’nin Çin menşeli yataklara uyguladığı yüzde 25’lik anti-damping vergisinden kaçınılmaya çalışıldı.
İddianamenin detayları ve soruşturma süreci
New Jersey Bölge Mahkemesi’ne sunulan iddianamede, Singapur vatandaşı olan üç sanığın, ABD’ye yatak ithalatında menşe beyanında bulunurken sistematik olarak sahte belge kullandığı öne sürülüyor. Sanıkların, Çin’deki üreticilerden satın aldıkları yatakları Singapur üzerinden geçirirken, ürünlerin aslında Çin’de üretildiğini gizledikleri ve Singapur’da “önemsiz işlemler” yapıldığı izlenimi yaratmaya çalıştıkları belirtiliyor. ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) yetkilileri, söz konusu yatakların fiziksel incelemesinde menşe tespitine yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, ambalajların bile Singapur’da değiştirilmediğini tespit etti.
Soruşturma, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Gümrük ve Göçmenlik Müfettişliği (HSI) tarafından yürütüldü. Yetkililer, sanıkların 2020 yılından itibaren en az 60 konteyner dolusu yatağı bu yöntemle ABD’ye soktuğunu ve devletin vergi kaybına uğratıldığını ifade ediyor. Dava kapsamında sanıklar “ithalatta hile ve yanıltıcı beyan”, “kaçakçılık” ve “komplo” suçlamalarıyla karşı karşıya. Her bir suçlama için 20 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Ticaret savaşlarının yeni boyutu: Menşe sahteciliği
Bu dava, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Donald Trump döneminde başlatılan ve Joe Biden yönetiminde de sürdürülen Çin’e yönelik gümrük vergileri, birçok Çinli üreticiyi alternatif yollar aramaya itti. Özellikle yatak, mobilya, tekstil gibi emek yoğun sektörlerde, ürünlerin üçüncü ülkeler üzerinden ABD’ye sevk edilmesi yaygın bir yöntem haline geldi.
Singapur ise küçük bir ekonomi olmasına rağmen, lojistik altyapısı ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde bu tür transit ticaret için cazip bir merkez konumunda. Ancak Singapur hükümeti, menşe sahteciliğine karşı sıkı denetimler uyguladığını ve bu tür vakaların istisnai olduğunu vurguluyor. Yine de, benzer davaların artması, küresel tedarik zincirlerinde menşe kurallarının ne kadar kolay aşılabildiğini ve devletlerin bu boşlukları kapatmak için daha fazla kaynak ayırması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarında hem bir geçiş noktası hem de doğrudan etkilenen ülke konumunda. Çin’den yapılan ithalata uygulanan yüksek vergiler, bazı Türk firmalarının Çin menşeli ürünleri Türkiye üzerinden ABD’ye ihraç etme girişimlerine yol açabilir. Ancak ABD’nin menşe denetimlerini sıkılaştırması, Türkiye’nin bu tür yöntemlerle karşı karşıya kalma riskini artırıyor. Diğer yandan, Türkiye’nin kendi ihracatında menşe kurallarına uyumu, ABD ile ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Bu dava, Türk ihracatçıları için de bir uyarı niteliği taşıyor: menşe sahteciliği, kısa vadeli kazanç sağlasa da uzun vadede ciddi hukuki ve ticari yaptırımlara yol açabilir.