Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, yapay zeka (YZ) teknolojilerinin küresel ölçekte yönetilmesi gerektiğini ve bu alanın hiçbir ülke tarafından tek başına domine edilmemesi gerektiğini söyledi. Şi, 5 Kasım 2023'te Şanghay'da düzenlenen Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda yaptığı konuşmada, yapay zekanın insanlığın ortak bir kaynağı olduğunu ve bu teknolojinin faydalarının tüm ülkeler arasında adil bir şekilde paylaşılması gerektiğini vurguladı. Çin lideri, YZ'nin küresel kalkınma ve refahı artırma potansiyeline dikkat çekerken, aynı zamanda etik riskler ve güvenlik endişeleri konusunda da uluslararası iş birliğinin önemine işaret etti. Bu açıklama, ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabetinin kızıştığı bir dönemde geldi.
Küresel Yapay Zeka Yönetişimi Çağrısı
Şi Cinping, fuarın açılış töreninde yaptığı konuşmada, yapay zekanın gelişiminin “küresel yönetişim” çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti. Çin lideri, “Yapay zeka, insanlığın ortak bir zenginliğidir. Tek bir ülkenin veya bir grup ülkenin hegemonyasına bırakılamaz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, özellikle ABD ve müttefiklerinin yapay zeka alanındaki teknolojik üstünlüklerini kullanarak bu sektörde standartları belirleme çabalarına karşı bir duruş olarak yorumlandı. Şi ayrıca, Çin’in yapay zeka gelişimini teşvik etmeye devam edeceğini ancak bunu “insan refahı, etik ve güvenlik” ilkeleri çerçevesinde yapacağını söyledi.
Çin, son yıllarda yapay zeka alanında büyük yatırımlar yaparak dünyanın önde gelen aktörlerinden biri haline geldi. Ülke, 2017 yılında yayınladığı “Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı” ile 2030 yılına kadar bu alanda küresel bir lider olmayı hedefliyor. Ancak Batılı ülkeler, özellikle ABD, Çin’in yapay zeka teknolojilerini askeri amaçlarla veya otoriter yönetim araçları olarak kullanmasından endişe ediyor. Şi’nin bu açıklaması, Çin’in yapay zeka alanında uluslararası iş birliğine açık olduğu ve küresel normların oluşturulmasında söz sahibi olmak istediği mesajını taşıyor.
ABD ile Rekabet ve Bölgesel Etkiler
Şi’nin konuşması, ABD Başkanı Joe Biden’ın yapay zeka konusunda 30 Ekim 2023’te yayınladığı başkanlık kararnamesinin hemen ardından geldi. Biden’ın kararnamesi, yapay zeka sistemlerinin güvenliğini, güvenilirliğini ve hesap verebilirliğini artırmayı hedefliyor. ABD, yapay zeka alanında Çin’in ilerlemesini yakından takip ederken, Washington’un yarı iletken teknolojisi başta olmak üzere Çin’e yönelik teknoloji kısıtlamaları, iki ülke arasındaki gerilimi artırıyor. Şi’nin fuardaki sözleri, Çin’in bu kısıtlamalara karşı diplomatik bir hamlesi olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin-Tayvan gerginliği gibi jeopolitik krizler, yapay zeka teknolojilerinin askeri kullanımına yönelik kaygıları da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel yapay zeka rekabetinin derinleştiğini ve bu alandaki normların henüz oluşmadığını gösteriyor. Türkiye, kendi yapay zeka stratejisini belirlerken, hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ilişki kurmak durumunda. Türkiye’nin bu teknolojik rekabetten bağımsız kalması mümkün görünmüyor. Özellikle savunma, sağlık ve finans gibi alanlarda yapay zeka uygulamaları hızla yaygınlaşırken, Ankara’nın ulusal bir yapay zeka politikası oluşturması ve uluslararası iş birliklerine yönelmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, bu konuda etik standartların belirlenmesi sürecine Türkiye’nin de katkıda bulunması, küresel etkisini artırabilir.