Çin'in hayatta kalan son kadın Kızıl Ordu gazisi Wang Quanying, 105. yaş gününü askeri üniformasıyla kutlayarak hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Güneybatı Çin'in Sichuan eyaletinde düzenlenen törende tekerlekli sandalyede oturan Wang'ın göğsü madalyalarla doluydu. 14 yaşında Kızıl Ordu'ya katılan Wang, Çin İç Savaşı ve Japon işgaline karşı direnişte aktif rol oynadı. Doğum günü vesilesiyle sosyal medyada binlerce mesaj yayımlandı; kullanıcılar onun fedakarlığını ve cesaretini övdü. Wang, Kuomintang ile mücadelede ve 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunda önemli görevler üstlendi.
Kızıl Ordu'nun son tanıklarından
Wang Quanying, 1919 yılında Sichuan'da doğdu. 1933 yılında henüz 14 yaşındayken Çin Kızıl Ordusu'na katıldı. O dönemde genç yaşına rağmen haberci ve hemşire olarak görev yaptı. Wang, 1934-1935 yılları arasındaki Uzun Yürüyüş'e katılan az sayıda kadın askerden biriydi. Uzun Yürüyüş, Mao Zedong önderliğindeki komünist güçlerin Kuomintang'ın takibinden kaçmak için 9.000 kilometreden fazla yol kat ettiği tarihi bir olaydır. Wang, bu zorlu yolculuk sırasında hastalık, açlık ve savaş koşullarına rağmen hayatta kalmayı başardı. Savaş sonrası dönemde yerel yönetimlerde çalıştı ve emekli olduktan sonra genç nesillere savaş deneyimlerini anlatan konuşmalar yaptı. Bugün Çin'de Kızıl Ordu gazilerinin sayısı hızla azalıyor; resmi kayıtlara göre hayatta kalan sadece birkaç düzine gazi var.
Sosyal medyada büyük yankı
Wang'ın doğum günü görüntüleri kısa sürede Çin sosyal medyasında viral oldu. Weibo'da “105 yaşındaki Kızıl Ordu gazisi” etiketi milyonlarca kez görüntülendi. Birçok kullanıcı, Wang'ın askeri üniformasıyla verdiği pozları paylaşarak ona saygılarını sundu. Bazı kullanıcılar, “Onun gibi kahramanlar sayesinde bugün özgürüz” yorumunu yaptı. Çin devlet medyası da Wang'ın hikayesini geniş bir şekilde ele aldı. Uzmanlar, bu tür hikayelerin Çin'de vatanseverlik duygularını pekiştirmek ve genç nesillere tarih bilinci aşılamak için kullanıldığını belirtiyor. Wang'ın doğum günü aynı zamanda Çin Komünist Partisi'nin kuruluş yıl dönümüne yakın bir tarihe denk geldi, bu da kutlamalara ayrı bir anlam kattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ile ilişkilerinde tarihsel bağları ve iş birliğini güçlendirme çabası içindedir. Wang Quanying gibi figürler, Çin'in ulusal hafızasında önemli yer tutar ve bu tür kutlamalar Çin'deki siyasi atmosferi yansıtır. Türk dış politikası açısından, Çin'in iç siyasetindeki vatanseverlik vurgusu, iki ülke arasındaki kültürel ve tarihsel diyalogda bir köprü görevi görebilir. Ancak doğrudan bir etkisi olmamakla birlikte, bu tür haberler Çin halkının duygusal hassasiyetlerini anlamak açısından ipuçları verir. Türkiye'nin Asya'da artan etkinliği bağlamında, Çin'in tarihsel anlatılarına duyarlılık göstermesi ilişkilerde olumlu bir zemin oluşturabilir.