Çin, Kanada'dan ithal edilen bezelye nişastası ürünlerine yönelik damping soruşturmasında ön kararını açıkladı. Pekin yönetimi, Kanada menşeli bezelye nişastasının Çin pazarında dampingli fiyatlarla satıldığına hükmetti ve bu ürünlere geçici anti-damping vergisi uygulanmasına karar verdi. Karar, Ottawa'nın Çin yapımı çelik raflara yönelik başlattığı damping soruşturmasının hemen ardından geldi ve iki ülke arasındaki ticari gerilimin yeniden tırmandığına işaret ediyor. Uzmanlar, bu adımın Çin-Kanada ilişkilerinde son dönemde yaşanan yumuşama çabalarını sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kanada menşeli bezelye nişastasının Çin'e dampingli fiyatlarla ihraç edildiği tespit edilmiş ve bu durumun yerli üreticilere zarar verdiği belirtilmiştir. Ön karar kapsamında, ilgili ürünlere yüzde 10 ila 30 arasında değişen oranlarda geçici anti-damping vergisi uygulanacağı duyuruldu. Soruşturma, Kanada merkezli Roquette ve Parrish & Heimbecker gibi büyük tarım şirketlerini doğrudan etkiliyor. Çin, dünyanın en büyük bezelye nişastası ithalatçılarından biri konumunda ve bu kararın Kanada'nın tarım ihracatı üzerinde önemli bir etki yaratması bekleniyor.
Bu gelişme, Ottawa'nın geçtiğimiz haftalarda Çin'den ithal edilen çelik raflara yönelik başlattığı anti-damping soruşturmasına misilleme olarak yorumlanıyor. Kanadalı yetkililer, Çin yapımı çelik rafların dampingli fiyatlarla Kanada pazarına sürüldüğünü iddia etmiş ve soruşturma başlatmıştı. İki ülke arasında 2018'de Huawei yöneticisi Meng Wanzhou'nun tutuklanmasıyla başlayan diplomatik kriz, son iki yılda ticaret alanında da kendini göstermişti. 2023'te ilişkilerde gözlenen yumuşama sinyallerine rağmen, her iki tarafın da ticari korumacılık araçlarına başvurması, gerilimin kalıcı olabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaret sisteminde artan korumacılık eğilimlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, anti-damping soruşturmaları son yıllarda belirgin bir artış göstermiş durumda. Özellikle Çin, hem soruşturmaya uğrayan hem de soruşturma başlatan ülke olarak bu alanda başı çekiyor. Kanada ise Çin'in en büyük on ticaret ortağı arasında yer alıyor ve ikili ticaret hacmi yıllık 100 milyar doların üzerinde seyrediyor.
Bezelye nişastası özelinde yaşanan bu anlaşmazlık, aynı zamanda küresel gıda tedarik zincirlerindeki kırılganlığı da gözler önüne seriyor. Çin, hayvancılık sektöründe yem katkı maddesi olarak kullanılan bezelye nişastasında Kanada'ya bağımlı konumda. Ancak Pekin, son yıllarda kendi üretim kapasitesini artırma ve ithalat bağımlılığını azaltma politikası izliyor. Bu durum, Kanada gibi tarım ihracatçısı ülkeler için yeni bir risk faktörü oluşturuyor. Uzmanlar, Çin'in damping kararının siyasi bir hamle olduğu kadar, yerli üreticileri koruma amacı taşıdığını da belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Kanada arasındaki bu ticari gerilim, Türkiye'nin de benzer korumacılık önlemleriyle karşı karşıya kalabileceğini hatırlatıyor. Türkiye, özellikle çelik ve otomotiv gibi sektörlerde ABD ve AB ile yaşadığı ticari anlaşmazlıkların ardından, damping soruşturmalarına karşı hazırlıklı olmalı. Ayrıca, Çin'in tarım ürünlerinde ithalat bağımlılığını azaltma politikası, Türkiye'nin hububat ve baklagil ihracatında yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, küresel ticarette artan korumacılık eğilimi, Türkiye'nin ihracat hedefleri açısından risk oluşturuyor. DTÖ nezdinde hakemlik mekanizmasının zayıflaması, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyebilir.