Çin, ağustos ayında Kanada'dan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatını hızla artırdı. Bu artış, Ottawa ile Washington arasında tırmanan ticaret anlaşmazlığının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. Ülkenin Rus enerji ürünleri ithalatı da geçen ay keskin bir yükseliş gösterdi; İran'daki savaş gibi jeopolitik riskler bu eğilimi hızlandırıyor.
Kanada-Çin enerji ticaretinde yeni dönem
Çin Gümrük Genel İdaresi'nin verilerine göre, ağustos ayında Kanada'dan yapılan ham petrol ithalatı bir önceki aya kıyasla önemli ölçüde arttı. Aynı şekilde LNG ithalatında da dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi. Bu gelişme, Kanada'nın enerji ihracatında ABD dışında alternatif pazarlar arayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Ottawa ve Washington arasındaki ticaret savaşı, Kanada'nın enerji ürünlerine yönelik ABD tarifeleri ve karşı önlemlerle daha da derinleşti. Çin ise bu durumu fırsata çevirerek Kanada'dan daha uygun fiyatlarla kaynak temin etme yoluna gidiyor.
Kanada ham petrolü, özellikle Alberta eyaletinden çıkarılan ağır petrol, Asya rafinerileri için uygun bir alternatif oluşturuyor. Trans Mountain boru hattının kapasitesinin artırılması, Kanada'nın Pasifik kıyısından Asya'ya yapılan sevkiyatları kolaylaştırdı. Çin'in bu hamlesi, enerji arz güvenliğini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
LNG tarafında ise Kanada'nın batı kıyısındaki LNG Canada projesi henüz tam kapasiteyle devreye girmemiş olsa da, Çin'in uzun vadeli alım anlaşmaları yaptığı biliniyor. Ağustos ayındaki artış, bu anlaşmaların ilk meyveleri olabilir. Çin, aynı zamanda Avustralya ve Katar gibi geleneksel tedarikçilerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
Rusya'dan ithalat da yükselişte
Çin'in Rus enerji ürünleri ithalatı da ağustos ayında belirgin şekilde arttı. Batı yaptırımlarına rağmen Rusya, Çin'e indirimli petrol ve doğal gaz satmaya devam ediyor. İran'daki savaş ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık, küresel enerji fiyatlarında oynaklığa neden olurken, Çin'in Rus kaynaklarına yönelmesi arz güvenliğini sağlama çabası olarak yorumlanıyor. Rusya'nın Sibirya'nın Gücü boru hattı üzerinden doğal gaz sevkiyatı istikrarlı bir seyir izliyor. Ayrıca, Çin'in Rusya'dan deniz yoluyla ham petrol ithalatı da arttı; bu, Batı'nın fiyat tavanı uygulamasını delen bir gelişme.
Jeopolitik riskler, özellikle İran'da devam eden savaş, Basra Körfezi'nden yapılan petrol sevkiyatlarını tehdit ediyor. Bu durum, Çin'in enerji ithalatında çeşitlendirmeye gitmesini zorunlu kılıyor. Çin, aynı zamanda kendi stratejik petrol rezervlerini de dolduruyor.
Küresel enerji dengeleri ve ticaret savaşları
ABD-Çin ticaret savaşı, enerji piyasalarında da kendini gösteriyor. Çin, ABD'den yaptığı LNG ithalatını büyük ölçüde durdurmuş durumda. Buna karşılık Kanada, hem coğrafi yakınlık hem de ticaret anlaşmazlıkları nedeniyle alternatif bir kaynak olarak öne çıkıyor. Kanada'nın da ABD'ye olan enerji ihracat bağımlılığını azaltma çabası, bu denklemi güçlendiriyor.
Uzmanlar, Çin'in Kanada'dan yaptığı alımların önümüzdeki aylarda daha da artabileceğini belirtiyor. Ancak Kanada'nın enerji altyapısının büyük ölçüde ABD pazarına yönelik olması, kısa vadede büyük hacimli sevkiyatları sınırlayabilir. Yine de Trans Mountain genişlemesi ve yeni LNG terminalleri, uzun vadede Asya'ya yönelik ihracatı artıracak.
Öte yandan, Çin'in enerji ithalatındaki bu değişim, küresel petrol ve gaz fiyatlarını da etkiliyor. Kanada ham petrolünün Asya'ya yönelmesi, Orta Doğu petrolüne olan talebi bir miktar azaltabilir. Rusya'nın Asya pazarındaki payını artırması ise Batı'nın yaptırım çabalarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Kanada ve Rusya'dan enerji ithalatını artırması, küresel enerji akışlarını değiştirerek Türkiye'yi dolaylı yoldan etkiliyor. Türkiye, Rusya'dan doğal gaz ve petrol alımında önemli bir ortak; Çin'in Rus kaynaklarına yönelmesi, Rusya'nın pazarlık gücünü artırabilir ve Türkiye'nin enerji maliyetlerini etkileyebilir. Ayrıca, ABD-Çin ticaret savaşının derinleşmesi, Türkiye'nin enerji koridoru rolünü güçlendirebilir; ancak küresel fiyat oynaklığı, enerji ithalat faturasını yükseltme riski taşıyor. Türkiye, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmek için Azerbaycan ve Doğu Akdeniz gazına yönelik projeleri hızlandırmalı.