Hong Kong'un bayrak taşıyıcısı Cathay Pacific Airways, hükümete 2030 sonrası için sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) konusunda uzun vadeli bir plan oluşturma çağrısı yaptı. Havayolu, zorunlu hedefler ve tutarlı politikaların sektörün ölçek büyütmesini ve şehrin karbon nötr hedeflerine ulaşmasını sağlayacağını vurguladı. Bu çağrı, havacılık sektörünün küresel iklim taahhütleri doğrultusunda artan baskısıyla aynı zamana denk geldi.
Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Nedir ve Neden Önemli?
Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), geleneksel jet yakıtına kıyasla karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltan bir alternatiftir. Atık yağlar, tarımsal artıklar ve sentetik süreçlerle üretilebilen SAF, havacılık endüstrisinin 2050 net sıfır hedefine ulaşmasında kritik bir rol oynuyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), 2050'de net sıfır emisyona ulaşmak için SAF kullanımının hayati olduğunu belirtiyor. Ancak SAF şu anda toplam jet yakıtı kullanımının yalnızca küçük bir yüzdesini oluşturuyor ve maliyeti geleneksel yakıta göre 2-4 kat daha yüksek. Bu nedenle hükümetlerin teşvik ve zorunlu hedeflerle sektörü desteklemesi gerekiyor.
Cathay Pacific, Hong Kong'un 2050 karbon nötr hedefine katkıda bulunmak için SAF kullanımını artırmayı planlıyor. Havayolu, 2030'a kadar yakıtının %10'unu SAF'tan sağlama taahhüdü vermişti. Ancak şirket, bu hedefin ötesine geçmek için hükümetin daha uzun vadeli bir yol haritası çizmesi gerektiğini savunuyor. Cathay'ın açıklaması, Hong Kong hükümetinin henüz 2030 sonrası için somut bir SAF politikası açıklamaması nedeniyle geldi.
Havayolunun Talepleri ve Hükümetin Tutumu
Cathay Pacific, hükümetten SAF için zorunlu hedefler belirlemesini, tutarlı politikalar uygulamasını ve sektörün ölçek büyütmesini sağlayacak teşvikler sunmasını istiyor. Havayolu ayrıca, SAF üretim tesislerine yatırım yapılması ve yerel tedarik zincirinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu adımlar, Hong Kong'un bölgesel bir havacılık merkezi olarak rekabet gücünü korumasına yardımcı olabilir.
Hong Kong hükümeti, 2021'de 2050'ye kadar karbon nötr olma taahhüdü vermişti. Ancak SAF konusunda henüz bağlayıcı bir düzenleme bulunmuyor. Hükümet yetkilileri, SAF kullanımını teşvik etmek için çalışmaların sürdüğünü ancak somut bir takvim açıklamadı. Cathay'ın çağrısı, hükümete yönelik baskıyı artırabilir.
Küresel Havacılık Sektöründe SAF Yarışı
Avrupa Birliği, 2025'ten itibaren SAF kullanımını zorunlu hale getiren düzenlemeleri devreye alıyor. AB'nin ReFuelEU Aviation girişimi, 2030'a kadar %6, 2050'ye kadar %70 SAF karışımı hedefliyor. ABD ise 2030'a kadar 3 milyar galon SAF üretimi için teşvik paketleri açıkladı. Singapur, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkeleri de SAF politikaları geliştiriyor. Hong Kong'un bu yarışta geri kalmaması için hükümetin harekete geçmesi gerekiyor.
Cathay Pacific, bölgesel bir havacılık merkezi olarak Hong Kong'un bu dönüşümde öncü rol oynamasını istiyor. Havayolu, SAF'ın maliyetini düşürmek için diğer havayolları ve yakıt üreticileriyle iş birliği yapmayı da planlıyor. Şirket, 2022'de ilk SAF tedarik anlaşmasını imzalamış ve 2023'te SAF kullanımına başlamıştı. Ancak bu kullanım hâlâ çok sınırlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cathay Pacific'in çağrısı, Türkiye'nin havacılık sektörü için de ders niteliğinde. Türk Hava Yolları (THY), 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda SAF kullanımını artırmayı planlıyor ancak Türkiye'de henüz ulusal bir SAF stratejisi bulunmuyor. Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında önemli bir havacılık merkezi. Eğer Türkiye, SAF üretimi ve kullanımı konusunda erken adım atarsa, hem çevresel taahhütlerini yerine getirir hem de bölgesel bir SAF tedarik üssü olabilir. Aksi halde, AB'nin zorunlu SAF kurallarına uyum sağlamakta zorlanabilir ve rekabet gücünü yitirebilir. Bu nedenle, Hong Kong'un durumu Türkiye için bir uyarı ve fırsat olarak görülmeli.