Çin'in orta kesimlerinde etkili olan şiddetli hortumlar ve sağanak yağışlar, en az 17 kişinin ölümüne yol açarken, onlarca kişi de yaralandı. Yetkililer, doğal afetin özellikle Hubei ve Guangxi eyaletlerinde büyük hasara neden olduğunu bildiriyor. Olaylar, Tayfun Bavi'nin açık denizde beklediği bir dönemde meydana geldi ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, halkın korunması için 'tüm gücün seferber edilmesi' talimatı verdi.
Hortumların Vurduğu Bölgelerde Durum
Hubei eyaletinde yerel saatle 13.00 civarında başlayan şiddetli rüzgarlar, saatte 80 kilometreyi aşan hızlara ulaştı. Özellikle kırsal alanlarda evlerin çatılarını uçuran hortumlar, elektrik direklerini devirdi ve ulaşımı felç etti. Guangxi eyaletinde ise sağanak yağışlar sel felaketine yol açtı; binlerce kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Çin Acil Durum Yönetimi Bakanlığı, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve ölü sayısının artabileceğini belirtti.
Devlet Başkanı Xi Jinping, afet bölgelerine yönelik acil yardım paketi hazırlanmasını emrederken, ordunun da kurtarma çalışmalarına katılması talimatını verdi. Çin meteoroloji yetkilileri, önümüzdeki 48 saatte bölgede daha fazla fırtına beklendiğini, Tayfun Bavi'nin ise doğu kıyılarını tehdit edebileceğini açıkladı.
Tayfun Bavi'nin Olası Etkileri
Pasifik Okyanusu'ndan gelen Tayfun Bavi, şu anda Çin'in doğu kıyısı açıklarında, kuzeybatı yönünde ilerliyor. Tayfunun 24 saat içinde karaya ulaşması bekleniyor. Meteorologlar, Bavi'nin şiddetli yağış ve fırtına dalgalarına yol açabileceğini, Zhejiang ve Fujian eyaletlerinde sel ve heyelan riskini artırabileceğini belirtiyor. Çin hükümeti, doğu kıyısındaki limanlarda gemi trafiğini durdurdu ve turistik tesisleri boşalttı. Tayfun Bavi'nin ekonomik kayıplarının yanı sıra can kaybına yol açmaması için tüm önlemler alınmaya çalışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki bu afet, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel tedarik zinciri ve enerji piyasaları üzerinden dolaylı sonuçları olabilir. Çin'in önemli sanayi bölgelerinde yaşanan aksaklıklar, dünya ticaretini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Çin ile artan ticaret hacmi ve Kuşak-Yol Projesi kapsamındaki işbirliği düşünüldüğünde, Çin'deki istikrar önem taşımaktadır. İklim değişikliğiyle mücadelede küresel işbirliğinin önemi de bir kez daha ortaya çıkmıştır.