Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Güney Savaş Alanı Komutanlığı, 7 Haziran 2024 tarihinde yaptığı açıklamayla, Hollanda Donanması'na ait HNLMS De Ruyter (F804) sınıfı bir hava savunma fırkateyninin Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı takımadalar yakınında Çin deniz ve hava kuvvetleri tarafından uyarılarak ve elektronik karıştırma kullanılarak bölgeden uzaklaştırıldığını duyurdu. Olay, uluslararası sularda seyir serbestliği ile bölgesel egemenlik iddiaları arasındaki gerilimin yeni bir örneği olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı
PLA Güney Savaş Alanı Komutanlığı'nın resmi açıklamasına göre, Hollanda savaş gemisi De Ruyter, Çin'in hak iddia ettiği bir ada grubu yakınlarında 'provokatif manevralar' yaparken tespit edildi. Çin unsurları önce sözlü uyarıda bulundu, ardından geminin sensörlerini ve iletişim sistemlerini etkisiz hale getirmek için elektronik harp yöntemleri kullandı. Hollanda gemisi, herhangi bir çatışma yaşanmadan bölgeden ayrılmak zorunda kaldı. Hollanda Savunma Bakanlığı konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, Brüksel'deki NATO kaynakları olayı 'endişe verici' olarak nitelendirdi.
Güney Çin Denizi, Çin'in 'dokuz çizgi' olarak bilinen geniş hak iddialarıyla, Tayvan, Vietnam, Filipinler, Malezya, Brunei ve Endonezya gibi bölge ülkelerinin egemenlik talepleri arasında sıkışmış durumda. Hollanda, bölgede düzenli olarak serbest seyir faaliyetleri yürüten NATO üyesi ülkeler arasında yer alıyor. Bu tür operasyonlar, Çin'in bölgedeki artan askeri varlığına karşı uluslararası toplumun tepkisini göstermeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Son yıllarda Çin, Güney Çin Denizi'ndeki yapay ada inşaatları ve askeri üs faaliyetleriyle dikkat çekerken, ABD, Japonya, Avustralya ve Avrupa ülkeleri bölgede daha sık askeri tatbikat ve seyir faaliyeti yürütüyor. Nisan 2024'te ABD ve Filipinler, 'Balikatan' tatbikatı kapsamında bölgede büyük çaplı bir askeri gösteri düzenlemişti. Çin, bu tür faaliyetleri 'bölgesel barışı tehdit eden provokasyonlar' olarak nitelendiriyor.
Elektronik harp saldırıları, uluslararası hukukta net bir şekilde düzenlenmemiş olmakla birlikte, tırmanma riski taşıyan 'gri bölge' taktikleri arasında sayılıyor. Çin'in De Ruyter'e karşı kullandığı yöntem, benzer bir olayda 2022'de Avustralya'ya ait bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağına karşı da kullanılmıştı. Askeri analistler, bu tür olayların büyük bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıdığı konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gerilim, NATO üyesi bir Avrupa ülkesi ile Çin arasında yaşanması bakımından Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadında stratejik bir konuma sahip olmasına rağmen, Çin ile ikili ilişkilerini genellikle ekonomik ortaklık ve 'İpek Yolu' iş birliği üzerine inşa etmiştir. Ancak bu olay, NATO-Çin ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratabilir ve Türkiye'nin iki taraf arasındaki hassas dengesini sınayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi deniz yetki alanlarında karşılaştığı benzer elektronik tehditler (örneğin Doğu Akdeniz'de) düşünüldüğünde, Çin'in bu tür taktiklerinin küresel bir norm haline gelmesi, Türkiye için de güvenlik riski oluşturabilir. Ankara'nın, bu gelişmeyi NATO içinde tartışması ve caydırıcılık önlemlerini artırması beklenebilir.