Yeni bir araştırmaya göre Çin, Afrika'nın en çok sıtma vakası görülen 12 ülkesinde sıtma ilacı pazarında Hindistan'ın uzun süredir devam eden hakimiyetini sarsıyor. Geçen yıl Çin'in sıtma ilacı ihracatı 89,3 milyon dolara ulaşarak Hindistan'ın 89,6 milyon dolarlık ihracatına neredeyse eşitlendi. Bu gelişme, küresel ilaç tedarik zincirlerinde ve Afrika'nın sağlık güvenliğinde önemli bir dengenin değişmekte olduğunu gösteriyor.
Rekabetin Arka Planı
Hindistan, on yıllardır uygun maliyetli jenerik ilaçlar konusundaki uzmanlığı sayesinde Afrika'nın sıtma ilacı pazarına hakim durumdaydı. Özellikle Artemisinin bazlı kombinasyon tedavileri (ACT) gibi hayat kurtarıcı ilaçlarda Hindistanlı üreticiler önemli bir tedarikçi konumundaydı. Ancak Çin, son yıllarda artan üretim kapasitesi ve agresif fiyatlandırma stratejileriyle bu pazarda hızla pay kazanıyor. Araştırmaya göre Çin, özellikle Doğu ve Güney Afrika'da sıtmanın yaygın olduğu ülkelere yönelik ihracatını önemli ölçüde artırdı.
Çin'in ilaç sektöründeki yükselişi, hükümetin ilaç üretimini stratejik bir sektör olarak desteklemesi ve Afrika kıtasındaki altyapı yatırımlarıyla paralellik gösteriyor. Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde inşa edilen limanlar, demiryolları ve lojistik merkezleri, Çin menşeli ilaçların kıta içinde dağıtımını kolaylaştırıyor. Ayrıca Çinli firmalar, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ön yeterlilik alarak uluslararası ihalelere katılma hakkı elde etmiş durumda. Bu gelişme, Hindistan'ın geleneksel avantajını aşındırıyor.
Hindistan ise artan rekabete karşı kendi konumunu korumaya çalışıyor. Ülkenin ilaç ihracatçıları, Çin'in fiyat kırıcı politikalarından şikayetçi. Ancak Hindistan'ın Afrika'daki uzun süreli ilişkileri, yerel dağıtım ağları ve marka bilinirliği hala güçlü. Uzmanlar, rekabetin Afrika ülkeleri için ilaç fiyatlarını düşürebileceğini, ancak aynı zamanda kalite kontrol ve tedarik güvenliği konusunda yeni zorluklar yaratabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afrika'da sıtma hala milyonlarca insanı etkileyen ve her yıl yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü'nün son verilerine göre, 2022'de kıtada 233 milyon sıtma vakası görüldü ve 580 bin kişi hayatını kaybetti. Bu tablo, sıtma ilaçlarına olan talebin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Çin ve Hindistan arasındaki rekabet, ilaç fiyatlarını aşağı çekerek tedaviye erişimi artırabilir. Ancak aynı zamanda, özellikle düşük gelirli ülkelerde kalitesiz veya sahte ilaç riskini de beraberinde getirebilir.
Çin'in Afrika'daki ilaç pazarındaki yükselişi, Pekin'in kıtadaki genel nüfuz artışının bir parçası. Son yirmi yılda Çin-Afrika ticaret hacmi 10 milyar dolardan 280 milyar doların üzerine çıktı. Sağlık alanındaki işbirlikleri de bu genişlemenin önemli bir ayağını oluşturuyor. Çin, Afrika ülkelerine hastane inşaatı, tıbbi ekipman temini ve sağlık personeli eğitimi gibi alanlarda destek sağlıyor. Bu yatırımlar, Çinli ilaç firmalarının pazara girişini kolaylaştırıyor.
Hindistan ise Afrika ile olan bağlarını güçlendirmek için farklı bir strateji izliyor. Ülke, özel sektör yatırımları ve teknoloji transferi yoluyla Afrika'da ilaç üretim tesisleri kurmayı teşvik ediyor. Hindistanlı firmalar, yerel ortaklıklarla üretim yaparak hem maliyetleri düşürüyor hem de pazara daha hızlı nüfuz ediyor. Ancak Çin'in devlet destekli modeli karşısında bu stratejinin ne kadar etkili olacağı tartışma konusu.
Küresel sağlık otoriteleri, iki ülke arasındaki rekabetin Afrika'daki ilaç tedarik zincirini çeşitlendirebileceğini, bunun da arz güvenliği açısından olumlu olduğunu belirtiyor. Ancak aynı zamanda, fiyat rekabetinin kalite standartlarını gevşetmemesi gerektiği uyarısında bulunuyorlar. DSÖ, üye ülkeleri ilaç alımlarında kalite sertifikasyonuna dikkat etmeye çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ve Hindistan arasındaki bu rekabet, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ilaç tedarik zincirlerindeki değişim Türk ilaç sanayii için fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'ya yönelik sağlık diplomasisini güçlendiriyor ve kıtada hastaneler açıyor. Ancak ilaç ihracatında Çin ve Hindistan'ın fiyat rekabeti, Türk firmalarının pazara girişini zorlaştırabilir. Öte yandan, artan rekabet ilaç fiyatlarını düşürerek Türkiye'nin ilaç ithalat maliyetlerini azaltabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık altyapısı yatırımları, ilaç tedarikinde yerel ortaklıklar kurmasına olanak tanıyabilir. Küresel sağlık güvenliği açısından ise, tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.