Çin Gümrük İdaresi, haziran ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre Çin'in ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27 oranında artarak 307,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu artışta, özellikle yapay zeka (AI) teknolojilerine yönelik küresel talebin hızla yükselmesi etkili oldu. Çin, dünyanın en büyük yapay zeka çipi ve sunucu üreticilerinden biri konumunda bulunuyor. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 9,2 artışla 214,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Böylece Çin'in dış ticaret fazlası, haziran ayında 93,6 milyar dolara ulaştı.
Yapay zeka patlaması ve ihracatın itici güçleri
Yapay zeka alanındaki gelişmeler, özellikle ABD merkezli teknoloji devlerinin Çin'den yarı iletken bileşenler ve sunucu ekipmanları tedarik etmesiyle ihracat rakamlarına olumlu yansıdı. Otomotiv sektörü de güçlü performans gösterirken, elektrikli araç ihracatındaki artış dikkat çekti. Haziran ayında elektrikli araç ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 40 oranında büyüdü. Gemi inşa ve makine ekipmanları ihracatı da sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 18 arttı. Uzmanlar, yapay zeka talebindeki büyümenin önümüzdeki dönemde de Çin'in ihracatını destekleyeceğini öngörüyor.
Ancak bu büyümeye rağmen, Çin'in ihracatı üzerinde bazı riskler de bulunuyor. ABD ve Avrupa Birliği, Çin menşeli ürünlere yönelik gümrük vergilerini artırma kararı aldı. ABD, temmuz ayından itibaren Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik gümrük vergisini yüzde 25'ten yüzde 100'e çıkardı. Avrupa Birliği ise Çinli elektrikli araç üreticilerine yönelik soruşturma başlattı. Bu durum, özellikle otomotiv sektöründe ihracatın ilerleyen aylarda yavaşlayabileceğine işaret ediyor.
Küresel ticaret dengeleri ve Çin'in rolü
Çin'in ihracatındaki güçlü performans, küresel ticaret dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Çin'in dünya ticaretindeki payı, yapay zeka ve yeşil enerji gibi yüksek teknolojili ürünlerde artarken, düşük teknolojili ürünlerde ise kısmen Vietnam ve Hindistan gibi rakiplerine kaptırıyor. Asya kıtası, Çin ihracatının yüzde 48'ini oluşturarak en büyük pazar konumunda. ASEAN ülkelerine yapılan ihracat, haziran ayında yüzde 18 artış gösterdi. AB'ye ihracatta ise yüzde 12'lik bir artış yaşandı. Çin'in en büyük ikinci pazarı olan ABD'ye ihracat, yüzde 22 artarak 45 milyar dolara ulaştı.
Yapay zeka ürünlerine olan talebin yanı sıra, düşük faiz ortamı ve Çin'in ihracatçılara sağladığı vergi teşvikleri de ihracattaki artışı destekleyen faktörler arasında. Ancak Çin'de iç talebin zayıf seyretmesi, ekonominin büyüme hızını sınırlandırıyor. İkinci çeyrekte yıllık büyüme oranının yüzde 5,3'e yükselmesi beklenirken, uzmanlar bu rakamın sürdürülebilirliği konusunda endişelerini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in ihracatındaki bu büyüme, Türkiye açısından iki yönlü bir etki yaratabilir. Birincisi, Çin'in rekabet gücü yüksek ürünleri, özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde Türk firmalarının ihracat pazarlarında daha yoğun rekabetle karşılaşmasına neden olabilir. İkinci olarak, Çin'in yapay zeka ve yeşil enerji yatırımları, Türkiye'nin bu alanlardaki ithalat bağımlılığını artırabilir. Ancak Türkiye'nin, Çin ile ticari ilişkilerini çeşitlendirmesi ve yapay zeka gibi stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitesini geliştirmesi, bu riskleri yönetmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, Çin'in büyümesi küresel ticarette bir canlanma getirirse, Türkiye de bu dalgadan olumlu etkilenebilir.