Hong Kong Borsası (HKEX) Hisse Senedi Ürün Geliştirme Başkanı Brian Roberts, Bloomberg'e verdiği röportajda Hong Kong'un Çin anakarasına yönelik 'kuzey akışları'nı (northbound flows) nasıl güçlendirdiğini anlattı. Roberts, Hong Kong'un Çin'in finansal piyasalarına açılan en kritik kapı olduğunu vurgularken, AIA Grubu Baş Yatırım Sorumlusu Mark Konyn, E Fund HK Baş Yatırım Sorumlusu Jeff Li ve Bank of America Securities Baş Çin Ekonomisti Helen Qiao'nun yer aldığı panelde küresel sermayenin Çin'e yönelimi tartışıldı. Bu gelişmeler, Çin'in yabancı yatırımcıları çekmek için attığı adımların ve Hong Kong'un aracı rolünün altını çiziyor.
Hong Kong'un Stratejik Rolü
Brian Roberts, HKEX'in kuzey akışlarını kolaylaştırmak için Stock Connect programını sürekli geliştirdiğini belirtti. Bu program, yabancı yatırımcıların Şanghay ve Shenzhen borsalarında işlem gören A hisselerine Hong Kong üzerinden erişmesine olanak tanıyor. 2023 yılında kuzey akışlarındaki günlük ortalama işlem hacmi 50 milyar RMB'yi aşarken, bu rakamın 2024'te daha da artması bekleniyor. Roberts, 'Hong Kong sadece bir finans merkezi değil, aynı zamanda Çin'in küresel sermayeyle buluşma noktasıdır' dedi.
Panelistlerden Mark Konyn, Çin'in yeşil enerji, yapay zeka ve sağlık sektörlerindeki büyüme potansiyeline dikkat çekti. Konyn, 'Çin'in teknoloji alanındaki atılımları ve devlet desteği, uzun vadeli yatırımcılar için cazip fırsatlar sunuyor' ifadelerini kullandı. Jeff Li ise E Fund HK'nin Çin tahvillerine olan ilginin arttığını, özellikle yuan cinsinden varlıkların küresel portföylerde çeşitlendirme aracı olarak değerlendirildiğini söyledi.
Küresel Sermayenin Yönü
Helen Qiao, Çin'in ekonomik toparlanmasının ivme kazandığını ancak jeopolitik risklerin ve yurtiçi tüketimdeki zayıflığın yatırımcılar için hala endişe kaynağı olduğunu belirtti. Buna rağmen, Çin'in GSYH büyümesinin 2024'te %5 civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Küresel fon akışlarındaki değişim, gelişmekte olan piyasalarda Çin'in ağırlığını artırıyor. Özellikle ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) kriterlerine uygun yatırımlar, Çin'in karbon nötr hedefleriyle örtüşüyor. Bu durum, Çin'in uzun vadeli sermaye çekme kapasitesini güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in küresel sermaye çekme stratejisi, Türkiye için hem rekabet hem de işbirliği fırsatları barındırıyor. Türkiye, benzer şekilde yabancı yatırımcıları çekmek için finansal altyapısını güçlendirmeli ve Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında daha fazla bağlantı kurmalıdır. Ancak Çin'in bölgesel etkisinin artması, Türkiye'nin Asya'daki ticaret ortaklıklarını çeşitlendirme çabalarını da etkileyebilir. Türkiye'nin Hong Kong benzeri bir finans merkezi olma hedefi, ancak regülasyon reformları ve uluslararası standartlara uyumla mümkündür.