Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te geçen hafta düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi kısa bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak asıl önemli gelişmeler, bu hafta sonu Yeni Delhi'de yapılacak BRICS zirvesinde yaşanacak. Xi Jinping'in geniş bir heyetle Hindistan'a gelmesi bekleniyor ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği bu zirvede şekillenecek. Hindistan'ın, Çin'in ekonomik büyüklüğüne ulaşabilmesi için Çin yatırımlarını kabul etmesi gerektiği yönündeki tartışmalar yeniden alevlendi.
Zirvenin Arka Planı ve İkili İlişkiler
ŞİÖ zirvesi, Xi ve Modi arasında sınırlı bir diyalog için zemin hazırladı. İki lider, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği konularında görüş alışverişinde bulundu. Ancak Hindistan'ın Çin ile olan ticaret açığı ve sınır anlaşmazlıkları, ilişkilerin karmaşıklığını koruyor. BRICS zirvesi ise, iki ülkenin ekonomik bağlarını derinleştirmek için bir fırsat olarak görülüyor. Xi'nin ziyareti sırasında altyapı, teknoloji ve enerji alanlarında yatırım anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Hindistan, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne mesafeli dursa da, ekonomik büyümesini sürdürebilmek için Çin sermayesine ihtiyaç duyuyor.
Çin, Hindistan'ın en büyük ticaret ortaklarından biri. 2022'de ikili ticaret hacmi 135 milyar doları aştı, ancak Hindistan'ın Çin'e ihracatı sadece 20 milyar dolar civarında. Bu dengesizlik, Hindistan'ın Çin'e olan bağımlılığını artırıyor. Hint hükümeti, yerli üretimi teşvik etmek için 'Make in India' programını yürürlüğe koysa da, Çin'den gelen ucuz hammadde ve ara mallar olmadan bu hedefe ulaşmak zor. Öte yandan, Çin'in Hindistan'a yatırımları, özellikle startup ekosisteminde ve dijital teknolojilerde yoğunlaşıyor. Hindistan, Çin yatırımlarını kabul ederek teknoloji transferi ve istihdam yaratmayı umuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BRICS zirvesi, sadece ikili ilişkiler değil, aynı zamanda küresel ekonomik düzen açısından da kritik. Çin ve Hindistan, gelişmekte olan ülkelerin sesini duyurmak için platformu kullanıyor. Ancak iki ülke arasındaki rekabet, BRICS'in etkinliğini gölgeleyebilir. ABD'nin Indo-Pasifik stratejisi ve Çin'in kuşak-yol projesi, Hindistan'ı zor bir denge siyaseti izlemeye itiyor. Hindistan, hem Çin ile ekonomik işbirliğini artırmak hem de Batı ile stratejik ortaklığını korumak istiyor. Bu denge, Yeni Delhi'nin dış politikasının temelini oluşturuyor.
Uzmanlar, Hindistan'ın Çin yatırımlarını kabul etmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Çin'in ekonomik büyüklüğü ve teknolojik üstünlüğü, Hindistan için bir tehdit olduğu kadar bir fırsat. Hindistan, Çin'den gelen yatırımlarla altyapı açığını kapatabilir ve imalat sektörünü güçlendirebilir. Ancak, güvenlik endişeleri ve sınır sorunları nedeniyle bu yatırımların kontrolü önemli. Hint hükümeti, stratejik sektörlerde Çin yatırımlarına sınırlamalar getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Hindistan ekonomik yakınlaşması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, hem Çin hem de Hindistan ile ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Çin'in Hindistan'a yatırım yapması, Asya'daki ekonomik dengeleri değiştirebilir ve Türkiye'nin ihracat pazarlarını etkileyebilir. Ayrıca, BRICS'in genişlemesi ve Türkiye'nin olası üyeliği tartışmaları bağlamında, bu zirve önemli sinyaller verecek. Türkiye, Asya'daki bu rekabetten kendi ekonomik çıkarları için faydalanmalı ve çok kutuplu dünyada konumunu güçlendirmeli. Çin yatırımlarının Hindistan üzerinden bölgeye yayılması, Türkiye için yeni işbirliği kapıları aralayabilir.