Washington merkezli Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü (PIIE), Çin ekonomisinin önümüzdeki yıl daha da yavaşlayacağını öngörüyor. Rapor, ihracat gücünün zayıflaması ve iç talepteki durgunluğun etkili olacağını belirtirken, küresel ekonominin ise dirençli kalmaya devam edeceğini vurguluyor. Enstitü, Çin'in büyüme oranının 2024'te yüzde 4,5 civarına gerileyeceğini tahmin ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
PIIE'nin raporuna göre, Çin ekonomisi son yıllarda karşı karşıya olduğu yapısal sorunlarla boğuşmaya devam ediyor. Ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) büyüme hızı, 2023'te yüzde 5,2 olarak gerçekleşmişti. Ancak, bu oranın 2024'te yüzde 4,5'e düşmesi bekleniyor. Raporda, bu yavaşlamanın arkasında iki ana faktörün yattığı belirtiliyor: İhracat talebindeki azalma ve iç tüketimdeki zayıflık.
Çin'in ihracatı, küresel talepteki yavaşlama ve artan jeopolitik gerilimler nedeniyle baskı altında. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı ticaret kısıtlamaları ve yaptırımlar, Çin'in dış satımını olumsuz etkiliyor. Ayrıca, ülke içinde emlak sektöründeki kriz, tüketici güvenini sarsmış ve hane halkı harcamalarını kısıtlamış durumda. Genç işsizlik oranının yüksek seyretmesi de iç talebi daha da zayıflatıyor.
PIIE, Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için çeşitli teşvik önlemleri aldığını, ancak bu önlemlerin etkisinin sınırlı kaldığını ifade ediyor. Para politikasında faiz indirimleri ve altyapı yatırımlarına ağırlık verilse de, yapısal reformların eksikliği ve özel sektördeki belirsizlikler büyümeyi sınırlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rapora göre, küresel ekonomi ise Çin'deki yavaşlamaya rağmen dirençli bir görünüm sergiliyor. ABD ekonomisinin güçlü tüketim ve işgücü piyasası sayesinde büyümeye devam ettiği, Avrupa'nın ise enerji krizi ve resesyon riskine rağmen toparlanma sinyalleri verdiği belirtiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin ise emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiği ancak genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği vurgulanıyor.
Çin'in yavaşlaması, küresel ticaret ve emtia piyasaları üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Çin, dünyanın en büyük emtia ithalatçısı konumunda. Bu nedenle, Çin'in talebindeki düşüş, başta petrol, bakır ve demir cevheri olmak üzere birçok emtianın fiyatlarını aşağı çekebilir. Ayrıca, Çin'in ihracatındaki yavaşlama, küresel tedarik zincirlerini de etkileyebilir ve gelişmekte olan ülkelerin ihracat gelirlerini azaltabilir.
Asya-Pasifik bölgesi açısından, Çin'in ekonomik yavaşlaması bölgedeki diğer ülkeler için de risk oluşturuyor. Çin, bölgedeki birçok ülkenin en büyük ticaret ortağı. Özellikle Güney Kore, Japonya ve ASEAN ülkeleri, Çin'e yaptıkları ihracatla ekonomilerini ayakta tutuyor. Çin'deki talep düşüşü, bu ülkelerin büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etmelerine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye için hem fırsat hem de risk anlamına geliyor. Türkiye, Çin'in kuşak-yol projesi kapsamında önemli bir transit ülke konumunda. Çin'deki yavaşlama, bu projeye yönelik yatırımları azaltabilir. Öte yandan, Çin'in ihracatındaki düşüş, Türkiye'nin Çin'e olan ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ancak, küresel tedarik zincirlerindeki kaymalar, Türkiye'nin bazı sektörlerde avantaj elde etmesine olanak tanıyabilir. Ayrıca, Çin'den gelecek doğrudan yatırımların azalması, Türkiye'nin ekonomik büyümesi üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, bu süreçte ticaret ortaklarını çeşitlendirerek riskleri dengelemeye çalışmalı.