Çin'in önde gelen Güney Çin Denizi uzmanlarından Wu Shicun, ülkesinin deniz milislerini Filipinler ile yaşanan gerilimde istihbarat toplamak ve bölgede düzenli varlık sağlamak amacıyla yedek güç olarak kullanması gerektiğini söyledi. Çin Ulusal Güney Çin Denizi Enstitüsü'nün kurucu başkanı olan Wu, bu öneriyi, Pekin'in Manila ile egemenlik anlaşmazlığı yaşadığı sularda tansiyonun yükseldiği bir dönemde dile getirdi.
Önerinin Arka Planı ve Wu Shicun'un Rolü
Wu Shicun, uzun yıllar Çin'in Güney Çin Denizi politikalarına yön veren isimlerden biri olarak biliniyor. Çin Ulusal Güney Çin Denizi Enstitüsü, bölgedeki gelişmeleri izleyen ve politika önerileri sunan bir düşünce kuruluşu. Wu'nun açıklamaları, Çin'in deniz milislerine artan ilgisini yansıtması açısından dikkat çekiyor. Deniz milisleri, resmi olarak balıkçılıkla uğraşan ancak gerektiğinde askeri destek görevi üstlenebilen sivil denizcilerden oluşuyor. Wu, bu gücün istihbarat toplama ve düzenli varlık gösterme gibi görevlerde kullanılabileceğini belirtti.
Son aylarda Filipinler ile Çin arasında özellikle İkinci Thomas Shoal ve Scarborough Shoal çevresinde çok sayıda olay yaşandı. Filipin donanması ve sahil güvenliği, Çin'in deniz milisleri ve sahil güvenlik unsurlarının bölgede provokatif hareketlerde bulunduğunu iddia ediyor. Çin ise bu iddiaları reddederek, bölgenin kendi egemenlik alanı olduğunu savunuyor. Wu'nun önerisi, Çin'in bu sularda daha esnek ve düşük maliyetli bir varlık gösterme arayışının parçası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, yılda 3 trilyon dolardan fazla ticaretin geçtiği kritik bir su yolu. Bölgede Çin, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan egemenlik iddialarında bulunuyor. 2016'da Lahey'deki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in dokuz çizgi iddiasını uluslararası hukuka aykırı bulmuştu. Ancak Pekin bu kararı tanımıyor. ABD, Filipinler ile 1951 tarihli karşılıklı savunma anlaşması gereği bölgede askeri varlık bulunduruyor ve son dönemde Manila'ya verdiği destek mesajlarını artırdı.
Çin'in deniz milisleri, sivil görünümlü teknelerle bölgede varlık göstererek hem uluslararası hukuk açısından gri alan yaratıyor hem de askeri tırmanmayı önlemeyi amaçlıyor. Wu Shicun'un önerisi, bu stratejinin bir parçası olarak, deniz milislerinin istihbarat toplama ve düzenli devriye gibi görevlerle desteklenmesini içeriyor. Böylece Çin, donanmasını doğrudan devreye sokmadan bölgedeki hakimiyetini pekiştirmeyi hedefliyor. Filipinler ise bu tür girişimleri egemenliğine tecavüz olarak nitelendiriyor ve müttefiklerinden destek istiyor.
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, sadece bölgesel değil küresel güvenlik açısından da önemli. ABD, Japonya, Avustralya ve bazı Avrupa ülkeleri, bölgede seyrüsefer serbestisi için ortak tatbikatlar düzenliyor. Çin ise bu tür girişimleri kendi iç işlerine müdahale olarak görüyor. Wu'nun açıklamaları, Pekin'in Filipinler karşısında daha agresif bir duruş sergileyebileceğinin işareti olarak okunuyor. Önümüzdeki dönemde deniz milislerinin sayısının ve faaliyet alanının artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeler, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret yollarının güvenliği açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını Asya'ya deniz yoluyla gerçekleştiriyor; bölgede artan gerilim, navlun maliyetlerini ve sigorta primlerini yükseltebilir. Ayrıca Çin'in deniz milisleri gibi gayri resmi güçler kullanması, Ege ve Doğu Akdeniz'de benzer yöntemlere başvurulabileceği endişesini doğurabilir. Türkiye, deniz yetki alanı anlaşmazlıklarında uluslararası hukuka vurgu yaparak, bölgesel istikrarın korunması için diplomasiye ağırlık vermeli.