Havacılık analiz firması tarafından yapılan tahmine göre, Çin'in ana sivil uçak üreticisi 2045 yılına kadar dünya filosu tahsisatının yüzde 5'ine sahip olacak. Dar gövdeli jetlere yönelik küresel talep ve güçlü iç sipariş defteri, bu öngörünün arkasındaki temel etkenler olarak gösteriliyor. Aynı tahmine göre Airbus yüzde 47, Boeing ise yüzde 39 payla pazardaki liderliğini koruyacak. Çin'in C919 modeli, ülkenin ilk büyük yolcu uçağı olarak, önümüzdeki yirmi yılda küresel havacılık pazarında önemli bir oyuncu haline gelmeyi hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Çin'in ticari uçak üreticisi COMAC (Commercial Aircraft Corporation of China) tarafından geliştirilen C919, 2023 yılında ticari uçuşlara başladı. Uçak, dar gövdeli segmentte Airbus A320 ve Boeing 737 ailesine rakip olarak tasarlandı. COMAC, C919 ile özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika pazarlarında rekabet etmeyi planlıyor. Şirket, 2024 itibarıyla 1.000'den fazla sipariş aldığını açıklamıştı. Havacılık analiz firmasının tahmini, Çin'in artan iç talebi ve uçak üretim kapasitesini genişletme çabalarını yansıtıyor. Önümüzdeki yirmi yılda küresel dar gövdeli uçak talebinin yaklaşık 30 bin adet olması bekleniyor. Bu talebin önemli bir kısmının Asya-Pasifik bölgesinden geleceği öngörülüyor. Çin, kendi pazarında da büyük bir talep potansiyeline sahip. Ülkenin hava yolu şirketleri, filolarını genişletmek için C919'a yönelik siparişlerini artırıyor. Bu durum, COMAC'ın üretim hattını genişletmesine ve maliyetleri düşürmesine olanak tanıyabilir.
Ancak C919'un küresel pazarda başarılı olması için önünde engeller de bulunuyor. Uçağın motoru ve bazı kritik bileşenleri halen yabancı tedarikçilerden temin ediliyor. ABD ve Avrupa'dan gelen teknoloji transferi kısıtlamaları, üretim sürecini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uçağın uluslararası sertifikasyon süreçleri henüz tamamlanmadı. Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) ve ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) sertifikasyonu olmadan, C919'un Batı pazarlarında satış yapması zor görünüyor. Yine de Çin, ikili anlaşmalar yoluyla Asya ve Afrika ülkelerinde sertifikasyon tanınırlığı sağlamaya çalışıyor. COMAC, önümüzdeki yıllarda üretim hızını artırarak yılda 150 uçak kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşılması halinde, şirketin küresel pazar payı öngörülen yüzde 5 seviyesine ulaşabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Havacılık sektörü, uzun yıllardır Airbus ve Boeing ikilisine dayalı bir yapıya sahipti. Çin'in C919 ile bu duopolyi kırmaya çalışması, küresel uçak pazarında rekabetin artmasına yol açabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, daha uygun fiyatlı ve esnek finansman seçenekleri sunan Çin, pazar payını genişletebilir. Ayrıca, Çin'in kuşak-yol projesi kapsamında altyapı yatırımları yaptığı ülkelerde havacılık sektörüne yönelik iş birlikleri de C919'un satışını destekleyebilir. Ancak, Batılı havacılık otoritelerinin sertifikasyon süreçlerindeki tutumu, Çin'in küresel hedeflerini yavaşlatabilir. Öte yandan, Çin'in kendi iç pazarındaki büyüme, COMAC'ın üretim ölçeğini artırmasına ve maliyet avantajı elde etmesine yardımcı olacak. Uzun vadede, C919'un başarısı, Çin'in yüksek teknoloji ürünleri ihracatındaki iddiasını da güçlendirebilir. Havacılık analiz firmasının tahmini, Çin'in 2045 yılına kadar küresel uçak filosunun yüzde 5'ine sahip olacağını öngörüyor. Bu, yaklaşık 2.000 ila 2.500 uçak anlamına geliyor. Airbus'ın yüzde 47 ve Boeing'in yüzde 39 paylarıyla karşılaştırıldığında, Çin'in payı hala düşük olsa da, bu tahmin Çin'in pazardaki varlığını önemli ölçüde artıracağını gösteriyor. Sektör uzmanları, C919'un özellikle fiyat hassasiyeti yüksek pazarlarda tercih edilebileceğini belirtiyor. Ancak, uçağın güvenilirliği ve bakım maliyetleri konusundaki belirsizlikler, havayolu şirketlerinin kararlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin havacılık sektörü, son yıllarda hızlı bir büyüme gösterdi. Türk Hava Yolları (THY), filosunu genişletirken hem Airbus hem de Boeing ile yakın iş birliği içinde. Çin'in C919'unun küresel pazarda yükselişi, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, uzun vadede rekabet dinamiklerini değiştirebilir. THY, özellikle dar gövdeli uçak ihtiyacı için alternatif tedarikçilere yönelebilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi yerli uçak projesi olan ve 2023'te ilk uçuşunu gerçekleştiren Hürjet ve gelecekteki yolcu uçağı projeleri için Çin'in deneyimi ders olabilir. Öte yandan, Çin ile artan ekonomik ilişkiler, havacılık alanında iş birliği fırsatlarını da beraberinde getirebilir. Ancak, Batılı sertifikasyon kurumlarıyla yaşanan sorunlar, Türkiye'nin Çin uçaklarına yönelik ilgisini sınırlayabilir. Kısacası, C919'un yükselişi, Türk havacılık sektörü için hem fırsat hem de rekabet baskısı anlamına geliyor.