Çin'in sınır ötesi hisse senedi ticaretine yönelik en sert yasağı, bölgenin en büyük çevrimiçi brokerlarından Tiger Brokers ve Futu Holdings'in yurtdışında güçlü büyüme kaydetmesine yol açtı. Her iki şirket de ikinci çeyrek itibarıyla kayda değer bir ivme yakaladı.
Gelişmenin Arka Planı
Tiger Brokers'ın ana şirketi UP Fintech Holding, Çarşamba günü yaptığı açıklamada ikinci çeyrek gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre %36 artarak 94,2 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Şirketin net karı ise 15,3 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Futu Holdings ise aynı dönemde gelirini bir önceki yıla göre %27 artışla 312,9 milyon dolara çıkardı. Net kar 119,5 milyon dolara yükseldi ve şirket, küresel genişlemesini sürdürdüğünü duyurdu.
Bu büyüme, Hong Kong merkezli brokerların anakara Çin'deki müşterilerine yönelik hizmetlerini engelleyen Pekin'in sert yaptırımlarına rağmen geldi. Çin düzenleyicileri, 2023'ün sonlarında sınır ötesi hisse senedi alım satımını yasa dışı ilan etmiş ve bu şirketleri yurtdışı pazarlara yönelmeye zorlamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sonuç olarak Tiger ve Futu, Singapur, Avustralya ve ABD'de yeni müşteriler kazanmaya odaklandı. Şirketler, perakende yatırımcılara düşük maliyetli hisse senedi ticareti imkanı sunan platformlar olarak biliniyor.
Bu stratejik değişim, Çin'in teknoloji ve finans sektörlerine yönelik artan düzenleyici baskısına karşı bir adaptasyon sürecini yansıtıyor. Yurtdışı kullanıcı sayısındaki artış, brokerların küresel çapta büyüdüğünü gösteriyor.
Öte yandan, diğer Çinli brokerlar da benzer zorluklarla karşı karşıya. Hua Mei Securities ve diğer kurumlar, yeni yasağın ardından uluslararası pazarlara açılmaya başladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin gelişen sermaye piyasaları ve artan perakende yatırımcı kitlesi düşünüldüğünde, bu durumun Türkiye'ye etkisi sınırlı. Ancak Çin'in düzenleyici yaklaşımı, benzer şekilde kontrol mekanizmalarını sıkılaştıran ülkelerdeki firmalar için örnek teşkil edebilir. Özellikle Türkiye'nin finansal teknoloji şirketleri, uluslararası genişleme kapasitelerini değerlendirirken, düzenleyici riskleri göz önünde bulundurabilir. Ayrıca, küresel finans piyasalarındaki bu tür dalgalanmalar, yatırımcıların risk algısını etkileyerek Türkiye'nin sermaye akışları dolaylı yoldan etkilenebilir.