Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerleri, Rusya'nın Tsentr-2026 (Merkez-2026) adlı çok uluslu askeri tatbikatına katıldı. Rusya Savunma Bakanlığı'na göre tatbikata 47 binden fazla askeri personel katıldı. Tatbikatta yeni anti-drone ve yer robotu sistemleri test edildi. Rus devlet medyası, tatbikatın Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin uygulandığı bir platform olduğunu belirtti.
Tatbikatın Arka Planı ve Kapsamı
Tsentr-2026 tatbikatı, Rusya'nın merkez askeri bölgesinde gerçekleştirildi. Rusya Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre, tatbikata Rusya'nın yanı sıra Çin, Hindistan, Pakistan, Laos, Moğolistan ve diğer bazı ülkelerden askerler katıldı. Toplam asker sayısı 47 bini aşarken, tatbikatta 5 binin üzerinde askeri araç, 140 uçak ve 15 gemi görev aldı. Çin askerlerinin katılımı, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin son yıllarda hızla arttığını gösteriyor. Çin Savunma Bakanlığı, tatbikata katılımın 'yıllık planlama çerçevesinde' gerçekleştiğini ve 'üçüncü taraflara yönelik olmadığını' açıkladı.
Tatbikatın en dikkat çekici unsuru, yeni nesil anti-drone sistemleri ve insansız yer araçlarının (UGV) ilk kez bu ölçekte test edilmesiydi. Rus basınına göre, bu sistemler Ukrayna cephesinde edinilen tecrübeler ışığında geliştirildi. Özellikle FPV drone saldırılarına karşı elektronik harp sistemleri ve otonom yer robotları, tatbikatın senaryolarında aktif olarak kullanıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tatbikatı 'ülkenin savunma kapasitesini güçlendiren önemli bir adım' olarak nitelendirdi.
Çin'in tatbikata katılımı, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) çerçevesindeki askeri işbirliğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda Çin ve Rusya, ortak deniz tatbikatları, hava devriyeleri ve askeri teknoloji paylaşımı gibi alanlarda işbirliğini artırdı. 2025 yılında iki ülke, Pasifik'te ortak bir deniz tatbikatı düzenlemişti. Tsentr-2026 ise bu işbirliğinin kara unsurlarına da yayıldığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in Rusya ile askeri tatbikatlara katılımı, Batılı ülkeler tarafından yakından izleniyor. NATO ve ABD, Pekin'in Moskova ile savunma bağlarını güçlendirmesini 'küresel istikrarı tehdit eden bir gelişme' olarak değerlendiriyor. Özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler göz önüne alındığında, Çin'in Rusya'dan edindiği anti-drone ve elektronik harp tecrübesi, bu bölgelerdeki denklemleri etkileyebilir.
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşta edindiği tecrübeleri müttefikleriyle paylaşması, Çin'in modern savaş teknikleri konusundaki bilgi birikimini artırıyor. Uzmanlara göre, Tsentr-2026 tatbikatı, Çin'in Tayvan senaryolarına yönelik hazırlıklarında Rus deneyiminden faydalanma çabasının bir göstergesi. Ancak Çin Savunma Bakanlığı, tatbikatın 'belirli bir ülkeye veya bölgeye yönelik olmadığını' vurguladı.
Tatbikat, aynı zamanda Rusya'nın uluslararası izolasyonunu kırma çabası olarak da yorumlanıyor. Batı yaptırımlarına rağmen Rusya, Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkeleriyle askeri işbirliğini sürdürerek küresel sahnede yalnız olmadığını gösteriyor. Çin'in katılımı, Moskova için diplomatik bir zafer olarak nitelendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ve Rusya arasındaki askeri işbirliğinin derinleşmesi, Türkiye'nin savunma ve dış politika dengelerini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ittifakı içinde yer alırken, Rusya ile de S-400 hava savunma sistemi alımı ve enerji projeleri (TürkAkım, Akkuyu) gibi stratejik ilişkilere sahip. Çin-Rusya tatbikatlarının artması, NATO'nun doğu kanadında ve Karadeniz'de güvenlik dengelerini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, savunma sanayiinde yerli üretimi artırarak anti-drone ve insansız sistemler geliştiriyor; bu tatbikatta test edilen yeni teknolojiler, Türkiye'nin kendi savunma projeleri için bir referans olabilir. Türkiye'nin denge politikası, bu tür gelişmeleri dikkatle izlemeyi gerektiriyor.