Çin, Avrupa Birliği'ne (AB) karşı rekor seviyelere ulaşan ticaret fazlasını azaltma konusunda görüşmelere açık olduğunu bildirdi. Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic ile Brüksel'de gerçekleştirdiği görüşmelerde, ticaret fazlasının yarattığı gerilimi hafifletmek için olası çözüm yollarını ele aldı. Toplantıya ilişkin bilgi sahibi kaynakların aktardığına göre Wang, Pekin'in bu konuda yapıcı bir tutum izleyeceğini ve iki tarafı da memnun edecek düzenlemeler arayışına girilebileceğini ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Çin'in AB ile olan ticaret fazlası, son yıllarda istikrarlı bir şekilde artarak 2023 itibarıyla yaklaşık 400 milyar avroya ulaştı. Bu durum, AB'deki sanayi grupları ve siyasi çevrelerde rahatsızlık yaratıyor. Özellikle otomotiv, elektronik ve yeşil teknoloji sektörlerinde Çin mallarının Avrupa pazarına akın etmesi, yerel üreticiler üzerinde baskı oluşturuyor.
AB, geçtiğimiz aylarda Çin'e karşı ticari savunma araçlarını devreye soktu. Elektrikli araçlara yönelik soruşturma ve artırılan gümrük vergileri, Brüksel'in tutumunu sertleştirdiğinin bir göstergesi. Çin'in bu gelişmeye yanıt olarak 'açıklık' sinyali vermesi, iki taraf arasındaki ticaret savaşının büyümeden çözülmesi yönünde bir adım olarak değerlendiriliyor.
Wang Wentao ve Sefcovic arasındaki görüşmelerde, ticaret fazlasının yanı sıra daha dengeli bir ticari ilişkiyi teşvik edecek önlemler de masaya yatırıldı. Çin Bakanı, artan ithalat ve Asya pazarına giriş konularında AB'nin taleplerine sıcak baktıklarını ima etti.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin-AB ticaretindeki dengesizlik, yalnızca iki tarafı değil, küresel tedarik zincirlerini ve uluslararası ticaretin dengesini de etkiliyor. AB'nin Çin'e bağımlılığı, özellikle kritik hammaddeler ve yarı iletkenler gibi stratejik sektörlerde Brüksel'in güvenlik endişelerini artırıyor. Bu durum, AB'nin 'ekonomik güvenlik' konseptini benimsemesine ve ticaret politikalarını gözden geçirmesine yol açtı.
Diğer yandan, ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimleri, Çin'in ihracat rotasını Avrupa'ya yöneltmiş durumda. Çin'in AB'ye yönelik ihracatı, pandemi sonrası dönemde hızla arttı. Brüksel'in Pekin'e karşı aldığı önlemler, küresel ticaret savaşının bir parçası olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, Çin'in ticaret fazlasını azaltma konusundaki söyleminin pratikte ne kadar karşılık bulacağının belirsiz olduğunu belirtiyor. Çin'in yapısal sorunlardan kaynaklanan aşırı üretim kapasitesi, bu fazlalığın hızla düşmesini engelleyebilir. Ancak Wang'ın sinyalleri, müzakerelere devam etme niyetini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-AB ticaret dengesizliğinin giderilmesi, küresel ticarette korumacılığın azalmasına katkı sağlayabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği kapsamında ticaret yaptığı için AB'nin ticaret politikalarından doğrudan etkileniyor. Çin mallarına karşı AB'nin uygulayacağı kısıtlamalar, özellikle tekstil ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerde Türkiye için fırsatlar yaratabilir. Ancak Çin'in ihracatını başka pazarlara yönlendirmesi, Türkiye'nin de rekabet baskısıyla karşılaşmasına yol açabilir. Türkiye, AB ile Çin arasındaki bu denge arayışında, avantajlı pozisyonlar elde etmek için proaktif ticaret diplomasisi yürütmelidir.