Çin, Avrupa Birliği (AB) ile hibrit araçlar konusunda varılan anlaşmanın, Çinli şirketler için “ihracat alanı ve istikrarlı büyüme” sağlayacağını duyurdu. Anlaşma, iki tarafın ticaret savaşı riskini azaltma çabaları kapsamında geldi. Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, AB ile hibrit otomobiller üzerine yürütülen müzakerelerde uzlaşı sağlandığı ve bunun Çin'in otomotiv ihracatı için elverişli bir ortam yaratacağı belirtildi. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna açıklanmadı ancak sektör temsilcileri, düzenlemenin elektrikli araçlara yönelik ek gümrük vergilerinin hafifletilmesine katkı sunabileceğini ifade ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
AB, 2023 yılında Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik olarak, Çinli üreticilerin devlet sübvansiyonlarıyla haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle bir soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma sonucunda, Temmuz 2024'te Çin menşeli elektrikli araçlara yüzde 17,4 ila yüzde 38,1 arasında değişen geçici ek gümrük vergileri uygulanmaya başlandı. Çin, bu adımı Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nezdinde protesto etmiş ve misilleme olarak AB'den ithal edilen bazı ürünlere yönelik antitröst ve damping soruşturmaları başlatmıştı. Hibrit araçlar ise bu vergilerin kapsamı dışında tutulmuştu; zira AB'nin soruşturması esas olarak tam elektrikli araçlara odaklanmıştı. Çin'in hibrit araçlarda AB ile vardığı bu yeni anlaşma, ticaret gerilimini yumuşatma yönünde atılmış bir adım olarak yorumlanıyor. Çin Ticaret Bakanlığı, anlaşmanın “istikrarlı ve öngörülebilir bir ticaret ortamı” yaratacağını ve Çinli otomobil üreticilerinin Avrupa pazarındaki payını korumasına yardımcı olacağını vurguladı. Çin otomotiv sektörü, son yıllarda hibrit ve elektrikli araç üretiminde büyük bir kapasite artışı yaşadı. Çin Otomobil Üreticileri Birliği (CAAM) verilerine göre, 2024 yılının ilk yarısında Çin'in yeni enerji araçları (NEV) ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artışla 1,2 milyon adede ulaştı. Avrupa, bu ihracatın en büyük pazarlarından biri konumunda. Ancak ek vergiler, Çinli üreticilerin Avrupa'daki büyüme hızını yavaşlatmıştı. Hibrit araçlar, tam elektrikli araçlara kıyasla daha düşük maliyetli ve menzil kaygısı olmayan bir alternatif sunuyor; bu da onları Avrupalı tüketiciler için cazip kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB ile Çin arasındaki bu uzlaşı, küresel ticaretin geleceği açısından önemli bir sinyal. ABD'nin Çin'e yönelik elektrikli araçlara yüzde 100'e varan gümrük vergileri uygulamaya koyduğu bir dönemde, Avrupa'nın Çin ile diyalog yolunu seçmesi, transatlantik ticaret politikalarında bir ayrışmaya işaret ediyor. Öte yandan, Almanya gibi AB içinde otomotiv sektörü güçlü ülkeler, Çin'e yönelik sert önlemlerin kendi ekonomilerine zarar vereceğini savunarak daha ılımlı bir yaklaşımdan yanaydı. Nitekim Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Nisan 2024'te Çin'e gerçekleştirdiği ziyarette ticaret savaşının önlenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Anlaşma, AB'nin Çin ile ilişkilerinde “riskten arındırma” (de-risking) stratejisi çerçevesinde şekilleniyor. AB, kritik teknolojilerde bağımlılığı azaltmayı hedeflerken, ticari ilişkileri tamamen koparmaktan kaçınıyor. Hibrit araçlar anlaşması, bu denge politikasının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Çin tarafı ise anlaşmayı, küresel ticaret kurallarına bağlılığının bir göstergesi olarak sunuyor. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü, “AB ile yapıcı diyalog ve karşılıklı saygı temelinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Uzmanlar, anlaşmanın Çin'in Avrupa pazarındaki varlığını sürdürmesine olanak tanırken, AB'nin de yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda uygun fiyatlı hibrit araçlara erişimini kolaylaştıracağını belirtiyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ise bu gelişme, küresel otomotiv tedarik zincirinde yeni fırsatlar ve rekabet baskıları anlamına gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ile AB arasındaki hibrit araç anlaşması, Türkiye'nin otomotiv ihracatı ve dış ticaret dengesi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, AB'ye en fazla otomobil ihraç eden ülkeler arasında yer alıyor; ancak Çin'in hibrit araçlarda AB pazarına daha rahat erişim sağlaması, Türk üreticiler için rekabet baskısını artırabilir. Öte yandan, AB'nin Çin'e yönelik ek vergileri hafifletmesi, küresel ticaret gerilimini azaltarak Türkiye'nin ihracat pazarlarında istikrarı destekleyebilir. Ayrıca, Çinli üreticilerin Avrupa'da kuracağı ortaklıklar, Türk yan sanayi firmaları için tedarik zinciri fırsatları yaratabilir. Türkiye'nin kendi hibrit ve elektrikli araç üretimini hızlandırması, bu yeni dengede rekabet gücünü koruması için kritik görünüyor.