Cezayir, erken genel seçimler için sandık başına gidiyor. Ülkede 2019'daki Hirak protestoları sonrası şekillenen siyasi ortamın ilk büyük sınavı olarak görülen seçimlerde, reform vaatleri, düşük katılım riski ve siyasi istikrar tartışmaları öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, 2021'de feshettiği meclisin yenilenmesi için erken seçim kararı almıştı. Seçimler, 2019'daki kitlesel protestoların ardından iktidarın yeniden yapılanma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak muhalefet, seçimlerin adil ve şeffaf olmayacağını savunarak boykot çağrısı yapıyor. Yetkililer ise yüzde 50'nin üzerinde bir katılım bekliyor.
Arka plan: Hirak ve statüko krizi
2019 yılında patlak veren Hirak hareketi, dönemin Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın beşinci dönem adaylığına karşı başlamış ve haftalarca süren kitlesel protestolar sonucunda Buteflika'nın istifasına yol açmıştı. Ancak protestoların talepleri olan köklü siyasi reform, yolsuzlukla mücadele ve ordunun siyasetteki ağırlığının azaltılması henüz hayata geçirilmiş değil. Hirak hareketi, sokağa çıkma yasakları ve pandemi gerekçeleriyle fiilen sona erse de, geniş bir kitle desteğine sahip. Seçimler, Hirak'ın mirasına rağmen statükonun devam ettiği yönündeki eleştirilerle karşı karşıya. Seçime katılım oranı, yönetimin meşruiyeti açısından kritik bir gösterge olacak. 2021'deki belediye seçimlerinde oy kullanma oranı yüzde 30'un altında kalmıştı. Ekonomik zorluklar, işsizlik ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar da seçmenin tercihlerini etkileyen önemli faktörler.
Bölgesel ve küresel boyut
Cezayir, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesinde kilit bir aktör. Enerji zengini ülke, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa'nın enerji arz güvenliği açısından daha da önemli hale geldi. Ülke, OPEC üyesi olarak küresel petrol piyasalarında belirleyici bir role sahip. Ayrıca Libya, Mali ve Batı Sahra gibi bölgesel krizlerde askeri ve diplomatik nüfuz kullanıyor. Seçimlerin sonucu, Cezayir'in bu bölgesel dosyalardaki tutumunu da doğrudan etkileyebilir. Fransa ile ilişkiler de seçimlerin ardından yeniden şekillenebilir. Öte yandan, Çin ve Rusya ile artan askeri ve ekonomik işbirliği, Batılı güçlerin dikkatle takip ettiği bir diğer konu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir, Türkiye'nin Afrika açılımı ve Akdeniz politikasında stratejik bir ortak. İki ülke arasında savunma sanayii, enerji ve ticaret alanlarında güçlü işbirliği mevcut. Seçimler, bu ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Statükonun devamı, mevcut anlaşmaların istikrarını koruyabilir; ancak reform yanlısı bir hükümetin iktidara gelmesi, Türkiye'nin Cezayir'deki yatırımları ve askeri işbirliklerinde yeni dinamikler yaratabilir. Bölgesel istikrar, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz politikalarını da etkileyeceğinden, seçim sonuçları Ankara tarafından yakından izleniyor.