Cezayir'de parlamento seçimleri, yüzlerce adayın seçim dışı bırakılması ve artan siyasi gerilim gölgesinde gerçekleşti. Resmi verilere göre kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 30'unun sandık başına gittiği seçimlerde, iktidardaki Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin (FLN) ve Cumhurbaşkanı Abdelmadjid Tebboune'u destekleyen partilerin güçlü bir çoğunluk elde etmesi bekleniyor. Ancak seçim süreci, bağımsız adaylar ve muhalefet partileri tarafından sık sık eleştirilen "şeffaflık eksikliği" iddialarıyla gölgelendi.
Gelişmenin arka planı
Seçimler, 2019'daki Hirak protestoları ve ardından gelen siyasi krizin ardından düzenlenen ikinci parlamento seçimi olma özelliği taşıyor. Protestolar, eski Cumhurbaşkanı Abdelaziz Bouteflika'nın istifasına yol açmış, ancak ordunun siyasi nüfuzu ve yolsuzluk endişeleri gibi temel sorunlar çözülmemişti. Bu seçimlerde, başvuran yaklaşık 1.500 adaydan 500'den fazlasının başvurusu, hukuki teknik nedenler veya "terörle bağlantı" iddialarıyla reddedildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu durumun seçimlerin meşruiyetini sorgulattığını belirtti.
Öte yandan, seçim kampanyası sırasında sosyal medyada yoğun bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Hükümet karşıtı hesapların kapatılması ve bazı gazetecilerin tutuklanması, ifade özgürlüğü endişelerini artırdı. Cezayir'deki bağımsız medya kuruluşları, seçim sürecini "demokrasi testi" olarak nitelendirirken, düşük katılım oranı halkın siyasi kurumlara olan güvensizliğini yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Cezayir, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesinde stratejik bir konuma sahip. Ülke, doğal gaz ihracatıyla Avrupa'nın enerji arzında önemli bir rol oynuyor. Seçim sonuçları, özellikle Avrupa Birliği ve Rusya'nın bölgedeki çıkarları açısından yakından takip ediliyor. Ayrıca, Cezayir'in Libya, Mali ve Sahel bölgesindeki istikrarsızlıklarla mücadelede kilit bir aktör olması, seçimlerin bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkileyebileceği anlamına geliyor.
Haberde ayrıca Fildişi Sahili'nde şiddetli sel felaketinde en az 30 kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin evsiz kaldığı belirtiliyor. Batı Afrika'da iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının arttığına dikkat çekiliyor. Kamerun'da ise bir zamanlar siyah volkanik kumlarla çevrili bir sahil topluluğu, erozyon ve deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle topraklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu gelişmeler, Afrika kıtasının iklim krizine karşı kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir, Türkiye'nin Afrika açılımı politikasında önemli bir ortak. İki ülke arasında savunma sanayii, enerji ve ticaret alanlarında güçlü işbirliği bulunuyor. Seçimlerden çıkacak hükümetin istikrarı, Türkiye'nin bölgedeki yatırımları ve Libya'daki nüfuz mücadelesi açısından kritik. Ayrıca, Cezayir'deki siyasi istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji dengelerini de etkileyebilir. Dolayısıyla, seçim sonuçları Türkiye'nin Kuzey Afrika politikası için yakından izlenmelidir.