Cezayir'de ilkokullarda ilk kez İngilizce, Fransızcadan önce öğretilmeye başlanacak. Bu uygulama, ülkenin eski sömürgeci Fransa ile arasına mesafe koyma çabalarının en somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, yeni müfredatla birlikte öğrencilerin yabancı dil öğrenimine Fransızcadan değil, İngilizceden başlayacağı belirtildi. Bu adım, Cezayir'de dil politikalarının yeniden şekillendirilmesi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.
Fransızca artık ikinci sırada
Cezayir Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredatına göre, ilkokula başlayan çocuklar ilk yabancı dil olarak İngilizce öğrenecek. Bu uygulama, 1962’deki bağımsızlıktan bu yana ilk kez Fransızcanın önüne geçen bir dil politikasının habercisi. Geçtiğimiz yıllarda ortaokullarda Seçmeli İngilizce derslerinin kapsamı genişletilmiş, ancak ilkokul seviyesinde ilk dil olarak İngilizceye geçilmesi yeni bir adım.
Cezayir’de Fransızca, uzun yıllar eğitimde ve bürokraside önemli bir yer tuttu. Ancak son yıllarda hükümet, Fransızcanın etkisini azaltmaya yönelik adımlar atıyor. 2019’da başlatılan protesto hareketinin ardından gelen yönetim değişikliğiyle birlikte bu eğilim ivme kazandı. Devlet Başkanı Abdülmecid Tebbun, geçtiğimiz yıl yaptığı bir konuşmada İngilizcenin küresel bilim ve teknoloji diline erişim için vazgeçilmez olduğunu savunmuş, “Fransızca sömürge mirasıdır, İngilizce geleceğin dilidir” ifadelerini kullanmıştı.
Bu politika değişikliği, sömürgecilik döneminde dayatılan Fransız kültürel etkisinden kurtulma arzusunun bir parçası olarak görülüyor. Cezayir’de Fransızca, hâlâ günlük hayatta ve eğitimde yaygın olarak kullanılmasına rağmen, İngilizcenin öncelik kazanması, ülkenin yönünü küresel dünyaya çevirme isteğinin güçlü bir göstergesi.
Bölgesel ve küresel boyut
Cezayir’in bu kararı, sadece eğitim politikalarını değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkileme potansiyeline sahip. Kuzey Afrika’da Fas ve Tunus da benzer tartışmalar yaşarken, Cezayir’in İngilizceye öncelik vermesi, bölgede İngilizcenin yükselişine işaret ediyor. Ayrıca, bu hamle, Fransa ile ilişkilerde yeni bir gerilim unsuru olabilir. Fransa, Cezayir ile kültürel ve ekonomik bağlarını sürdürmeye çalışıyor; ancak Cezayir’in bu adımı, Paris’te endişeyle karşılanıyor.
İngilizceye geçiş, Cezayir’in doğuya açılma politikalarıyla da uyumlu. Ülke, Çin ve Rusya ile yakın ilişkiler kuruyor ve bu ülkelerin dilleri yerine İngilizcenin tercih edilmesi, uluslararası ticarette ve diplomaside daha geniş bir erişim sağlayacak. Ayrıca, İngilizce, bilimsel yayınların ve dijital içeriğin büyük bir kısmına erişim imkanı sunarak, Cezayirli öğrencilerin küresel bilgi havuzuna dahil olmasını kolaylaştıracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir’deki bu dil reformu, Türkiye’nin Kuzey Afrika’daki etkisi açısından değerlendirilebilir. Türkiye, bölgede kültürel ve ekonomik varlığını artırırken, İngilizcenin öne çıkması, Türkçenin bölgede öğretilme potansiyeliyle rekabeti değil, doğrudan bir karşıtlığı gündeme getiriyor. Ancak Ankara’nın bu gelişmeyi, Cezayir’in Fransa’dan bağımsızlaşma çabaları olarak yorumlayıp, kendi eğitim işbirliklerini güçlendirebilir. Ticari anlamda, İngilizceye geçiş, Cezayirli öğrencilerin Türk üniversitelerine erişimini zorlaştırmayabilir; çünkü Türkiye’deki uluslararası programlar çoğunlukla İngilizce sunuluyor. Sonuç olarak, bu gelişme Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmuyor; ancak bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmesi sürecinde dikkatle izlenmesi gereken bir faktör.