Mali ve Cezayir, bir yılı aşkın süredir devam eden diplomatik krizin ardından hava sahalarını karşılıklı olarak yeniden açtı ve büyükelçilerini göreve iade etti. İki ülke arasındaki gerginlik, bir Malin insansız hava aracının (İHA) Cezayir tarafından düşürülmesiyle başlamıştı. Bu adım, Sahel bölgesinde istikrar arayışları ve terörle mücadele işbirliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Drone krizinin arka planı
Kriz, Nisan 2023'te Malin askeri yetkililerinin, Cezayir hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle bir İHA'larının Cezayir güçleri tarafından düşürüldüğünü açıklamasıyla patlak vermişti. Mali, bu eylemi egemenlik ihlali olarak nitelendirirken, Cezayir ise hava sahasının korunmasına yönelik meşru bir savunma önlemi olduğunu savunmuştu. Olayın ardından her iki ülke de büyükelçilerini geri çekmiş ve uçuşları askıya almıştı. Bu durum, bölgedeki diplomatik ilişkileri ciddi şekilde zedelemişti.
Geçtiğimiz dönemde Fas ve İsrail gibi aktörlerin bölgedeki etkisini artırması, Cezayir ve Mali'yi ortak tehditlere karşı bir araya getirdi. Özellikle Sahel bölgesinde yükselen cihatçı şiddet, iki ülkenin güvenlik kaygılarını ön plana çıkardı. Bu bağlamda, taraflar arasında yürütülen kapalı kapı müzakereleri sonucunda varılan anlaşma, bölgesel işbirliğinin yeniden tesis edilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bölgesel boyut: Sahel'de yeni denklem
Cezayir-Mali ilişkilerindeki normalleşme, Sahel bölgesindeki güç dengelerini etkileyecek. İki ülke arasındaki işbirliği, özellikle Libya ve Nijer'deki istikrarsızlığa karşı ortak bir duruş geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca, bu gelişme Fransa'nın bölgedeki askeri varlığının azalmasının ardından ortaya çıkan güç boşluğunda yeni bir dinamiğin işareti olarak görülüyor.
Anlaşmanın, Terörizmle Mücadele ve Trans-Sahra Göçmen Kaçakçılığı gibi ortak konularda da işbirliğini canlandırması bekleniyor. Ayrıca, Cezayir'in İsrail ile ilişki kuran ülkelerle arasındaki soğukluk, Mali'nin de İsrail'e yönelik tutumunda belirleyici olabilir. Ancak, uzmanlara göre bu normalleşmenin kalıcı olup olmayacağı, tarafların terörle mücadele politikalarındaki uyumuna bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Sahel bölgesindeki artan etkinliği açısından önemli. Türkiye, bölgede askeri işbirliği ve insani yardım faaliyetleri yürütüyor, ayrıca Mali'deki terörle mücadele operasyonlarına destek sağlıyor. Cezayir-Mali ilişkilerinin normalleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerine olumlu yansıyabilir. Türkiye'nin her iki ülkeyle de iyi ilişkileri var ve bu durum, Ankara'nın bölgesel arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Öte yandan, bölgede Fransa'nın etkisinin azalması, Türkiye için yeni işbirliği fırsatları yaratabilir. Ancak, Sahraaltı Afrika'da artan rekabet, Türkiye'nin dengesi politikasını sürdürmesini gerektiriyor.