Kiev’in en yoğun bombalanan mahallesi Lukianivka Meydanı’ndaki bir McDonald’s restoranının beyaz harfleri, yakındaki bir alışveriş merkezini saran yangının sıcaklığıyla eridi. Bölge sakinleri, Rus kuvvetlerinin tekrarlanan saldırıları sonrasında durumun giderek kötüleştiğini ve sokakların “Çernobil’i andırdığını” belirtiyor. Ukrayna’nın başkenti Kiev’in kuzeybatısında yer alan Lukianivka, savaşın başlangıcından bu yana en ağır bombardımanlardan birine maruz kaldı. Binaların cepheleri delik deşik, camlar patlamış, sokaklar moloz yığınlarıyla dolu. Mahalle sakinleri, her gece siren sesleriyle uyanıyor ve sığınaklara koşuyor.
Lukianivka’nın savaştaki yeri ve yaşananlar
Lukianivka Meydanı, Kiev’in önemli ulaşım kavşaklarından biri. Bu nedenle Rus güçleri, stratejik hedef olarak bölgeyi sık sık hedef alıyor. 2022 Şubat’ında başlayan işgal girişiminden bu yana mahalle, en az 15 büyük roket ve topçu saldırısına uğradı. Son olarak Ekim 2024’te düzenlenen hava saldırısında bir alışveriş merkezi tamamen yanarken, McDonald’s’ın tabelası yangının etkisiyle eridi. Olayda can kaybı yaşanmazken, bölge halkı psikolojik olarak tükenmiş durumda.
Mahalle sakinlerinden 68 yaşındaki emekli öğretmen Olena Kravçuk, “Her sabah uyandığımda dışarıda bir şeyin patlamadığına şaşırıyorum. Sokaklar Çernobil’deki gibi sessiz ve terk edilmiş. Kimse burada normal bir hayat sürebileceğini düşünmüyor” diyor. Bölgede elektrik ve su kesintileri sıklaşmış, birçok iş yeri kapanmış durumda. McDonald’s’ın bile kapanması, mahallede simgesel bir kayıp olarak görülüyor. Çünkü bu restoran, savaş öncesinde gençlerin ve ailelerin buluşma noktasıydı.
Ukrayna hükümeti, bölgeyi yeniden inşa etme sözü verse de, aralıksız süren saldırılar nedeniyle çalışmalar yavaş ilerliyor. Kiev Belediyesi, Lukianivka’da geçici konut projeleri başlattı ancak gönüllü yardım kuruluşları dışında büyük bir destek yok. Mahallede yaşayanların çoğu, savaşın sona ermesini beklerken, her yeni saldırı umutlarını biraz daha kırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Kiev’in savunması ve uluslararası yardım
Kiev, savaşın başından bu yana Rus kuvvetlerinin ana hedeflerinden biri. Ukrayna’nın başkentini kontrol altında tutmak, hem askeri hem de siyasi açıdan kritik. Lukianivka gibi mahallelerde yaşanan yıkım, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını gösteriyor. Batılı müttefiklerden gelen Patriot ve IRIS-T gibi sistemler, bazı saldırıları engellese de, Rusya’nın yoğun roket salvoları karşısında tam bir koruma sağlayamıyor.
Uluslararası toplum, Ukrayna’ya milyarlarca dolarlık yardım taahhüt etti. Ancak bu yardımların büyük kısmı silah ve lojistik desteğe giderken, doğrudan sivil altyapının onarımına ayrılan pay sınırlı. Birleşmiş Milletler’e göre, Ukrayna genelinde 2 milyondan fazla ev hasar gördü veya yıkıldı. Kiev’de ise her 10 binadan biri kullanılamaz halde. Lukianivka, bu istatistiklerde en üst sıralarda yer alıyor.
Rusya ise sivil altyapıyı hedef aldığı iddialarını reddediyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıları savaş suçu olarak nitelendiriyor ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurduklarını açıkladı. Ancak yargı sürecinin yavaş ilerlemesi, sivil halkın korunması için acil çözüm arayışlarını sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik dengesi ve Ukrayna ile olan yakın ilişkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, savaşın başından beri arabuluculuk rolü üstlenmiş, İstanbul süreciyle tarafları masaya oturtmaya çalışmıştı. Kiev’deki sivil yerleşimlerin hedef alınması, Türkiye’nin savunduğu insani ilkelere aykırı. Ayrıca Ukrayna’da yaşayan 40 bine yakın Türk vatandaşının güvenliği endişe yaratıyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye’nin tahıl koridoru ve enerji projeleri gibi ekonomik çıkarlarını da olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu nedenle ateşkes çağrılarını sürdürüyor ve insani yardım faaliyetlerine devam ediyor.