ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran hedeflerine yönelik düzenlendiği öne sürülen askeri operasyonlara ait olduğu iddia edilen bir video yayımladı. Görüntülerde, hava saldırılarının ardından ortaya çıkan patlamalar ve duman bulutları yer alıyor. CENTCOM, söz konusu saldırıların İran'ın bölgedeki vekil güçlerine ve doğrudan İran askeri varlığına karşı gerçekleştirildiğini belirtirken, videonun gerçekliğine ilişkin bağımsız bir doğrulama henüz yapılamadı. Gelişme, ABD ile İran arasında son haftalarda artan söylem ve askeri yığınağın ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
Olay, ABD'nin İran'ın nükleer programı ve bölgedeki faaliyetlerine yönelik artan baskısının bir parçası olarak değerlendiriliyor. CENTCOM'un yayımladığı videoda, insansız hava araçları ve savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen hassas grevlerin görüntüleri bulunuyor. Komutanlık, operasyonların İran Devrim Muhafızları'na ait olduğu belirtilen mevziler ile İran destekli milis gruplarının kullandığı tesisleri hedef aldığını açıkladı.
Beyaz Saray'dan yapılan kısa açıklamada, operasyonların meşru müdafaa hakkı kapsamında gerçekleştirildiği ve bölgedeki ABD personeli ile müttefiklerine yönelik 'yakın bir tehdidi' bertaraf etmeyi amaçladığı ifade edildi. Bununla birlikte, İran yönetimi iddiaları reddederek, ABD'nin provokasyon peşinde olduğunu ve misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı, konunun Birleşmiş Milletler'e taşınacağını ve uluslararası toplumun ABD'nin saldırgan tutumuna karşı harekete geçmesi gerektiğini savundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD ile İran arasında 2020 yılında Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana yaşanan en ciddi askeri karşılaşma olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, tarafların doğrudan bir savaştan kaçınmakla birlikte, vekalet savaşlarında ve bölgesel nüfuz mücadelesinde kırmızı çizgileri zorladığına dikkat çekiyor. Irak ve Suriye'de faaliyet gösteren İran destekli grupların ABD üslerine yönelik artan roketli saldırıları, bu gerilimin ana eksenini oluşturuyor.
İsrail ise ABD'nin İran'a yönelik askeri adımlarını dolaylı olarak desteklerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri tansiyonun düşürülmesi çağrısı yapıyor. Çin ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'yi kınayan açıklamalarda bulunarak bölgesel istikrarın tehdit altında olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, uluslararası petrol fiyatları bu haberle birlikte yükselişe geçti. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişelerin küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarı doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların olası bir çatışmaya dahil olması, Ankara'nın terörle mücadele ve sınır güvenliği politikalarını zora sokabilir. Türkiye, enerji ithalatında İran'a bağımlı olmamakla birlikte, bölgesel enerji koridorlarının güvenliği açısından gelişmeleri yakından izlemekte. Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, itidal çağrısında bulunarak diyalogdan yana bir tutum sergilerken, NATO müttefiki ABD ile İran arasında bir denge politikası yürütmeye devam ediyor.