Çekya Başbakanı Andrej Babis, Rusya'nın olası bir saldırısı durumunda Baltık ülkelerinin savunmasına destek amacıyla iki tugay asker göndereceklerini duyurdu. Babis, NATO'nun 5. Madde kapsamındaki karşılıklı savunma taahhüdüne bağlılıklarını yineledi. Açıklama, NATO'nun doğu kanadındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Çekya Başbakanı Andrej Babis'in açıklaması, NATO üyesi ülkelerin Rusya'ya karşı ortak savunma duruşunu pekiştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Babis, Çekya'nın NATO'nun 5. Madde'sine olan bağlılığını güçlü bir şekilde vurguladı. 5. Madde, ittifak üyelerinden birine yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayarak ortak yanıt gerektiriyor. Çekya'nın bu taahhüdü, Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'nın güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Bu ülkeler, Rusya ile uzun kara sınırlarına sahip olmaları ve Sovyet geçmişleri nedeniyle Moskova'nın olası hedefleri arasında görülüyor.
Çekya ordusunun iki tugayı, muhtemelen mekanize piyade ve destek birliklerinden oluşacak. Tugay büyüklüğündeki bir kuvvet, genellikle 3.000 ila 5.000 asker arasında değişiyor. Bu durumda Çekya, Baltık bölgesine yaklaşık 6.000 ila 10.000 asker konuşlandırmayı planlıyor olabilir. Ancak kesin rakamlar ve konuşlandırma takvimi henüz netleşmiş değil. Çekya Savunma Bakanlığı'nın önümüzdeki günlerde detaylı bir plan açıklaması bekleniyor.
Bu taahhüt, Çekya'nın son yıllarda savunma harcamalarını artırma ve ordusunu modernize etme çabalarıyla uyumlu. Ülke, 2020'de savunma bütçesini GSYH'nin %1,4'üne çıkarmıştı ve NATO'nun %2 hedefine ulaşmayı planlıyor. Çekya ayrıca ABD'den H-1 helikopterleri ve İsrail'den hava savunma sistemleri tedarik etme sürecinde.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Çekya'nın bu hamlesi, NATO'nun doğu kanadındaki savunma yapılanmasının bir parçası. Soğuk Savaş sonrası dönemde Baltık ülkeleri, Rusya'nın revizyonist politikalarına karşı NATO'dan güvence arayışında oldu. 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ve ardından Ukrayna'nın doğusundaki çatışmalar, ittifakın doğu kanadında kalıcı askeri varlık oluşturmasına yol açtı. NATO, 2016'da Baltık ülkeleri ve Polonya'da çok uluslu tabur savaş grupları konuşlandırdı. Çekya, bu gruplara asker sağlayan ülkeler arasında yer alıyordu.
Ancak iki tugaylık bir kuvvet, mevcut tabur seviyesindeki varlığın çok ötesinde bir taahhüt anlamına geliyor. Bu, Çekya'nın caydırıcılığa verdiği önemi gösteriyor. Rusya'nın 2021'de Ukrayna sınırına yığınak yapması ve 2022'de geniş çaplı işgal başlatması, NATO ülkelerinin savunma planlarını gözden geçirmesine neden oldu. Baltık ülkeleri, ittifakın bölgede daha fazla asker bulundurmasını talep ediyor. Çekya'nın açıklaması, bu taleplere somut bir yanıt niteliğinde.
Öte yandan, Çekya'nın askeri kapasitesi sınırlı. Ülkenin aktif asker sayısı yaklaşık 30.000. İki tugay göndermek, toplam kara kuvvetlerinin önemli bir bölümünü geçici olarak konuşlandırmak anlamına gelebilir. Bu da Çekya'nın kendi topraklarının savunmasında boşluk yaratabilir. Ancak NATO çerçevesinde, bu tür konuşlandırmalar ittifak dayanışmasının bir göstergesi olarak görülüyor ve diğer üyelerden gelecek destekle dengeleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çekya'nın Baltık ülkelerine asker gönderme taahhüdü, NATO içi dayanışmanın güçlendirilmesi açısından Türkiye'yi dolaylı olarak ilgilendiriyor. Türkiye, ittifakın güneydoğu kanadında Rusya ve Orta Doğu kaynaklı tehditlerle mücadele ederken, NATO'nun doğu kanadındaki bu tür taahhütler ittifakın bütünlüğünü pekiştiriyor. Ayrıca Türkiye, Çekya ile savunma sanayi işbirliğini geliştirme potansiyeline sahip. Çekya'nın artan savunma ihtiyaçları, Türk savunma ihracatı için fırsat yaratabilir. Ancak Türkiye'nin öncelikli endişesi, NATO'nun bölgesel dengeleri gözeterek hareket etmesi ve ittifak içi dayanışmanın tüm kanatlarda eşit şekilde sağlanması.