İngiltere'nin iç istihbarat servisi MI5, Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı (MSS) ile bağlantılı olduğu belirtilen bir ön şirket aracılığıyla finanse edilen İngiliz araştırmalarının Pekin'in casuslarına iletildiği uyarısında bulundu. Ülkedeki üniversiteler, söz konusu kuruluşla tüm bağlantılarını kesmeye çağrılıyor. MI5, akademik işbirliklerinin Çin lehine istihbarat toplama faaliyetlerine dönüşebileceği konusunda üst düzey bir alarm verdi.
Gelişmenin Arka Planı
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, MI5 yetkilileri üniversite yönetimlerine gönderdikleri yazılı uyarıda, Çin Devlet Teknoloji Araştırma Enstitüsü (China General Technology Research Institute) ile yapılan işbirliklerinin risk taşıdığını bildirdi. Bu kurumun, doğrudan Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösterdiği ve sivil araştırma projeleri kisvesi altında istihbarat topladığı iddia ediliyor. MI5, söz konusu enstitünün özellikle yapay zeka, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, biyoteknoloji ve hassas mühendislik alanlarındaki İngiliz araştırmalarına erişmeye çalıştığını belirtiyor.
Uyarı, İngiltere'de faaliyet gösteren üniversitelerin son yıllarda artan sayıda Çin kuruluşuyla ortak proje yürütmesi ve bu projelerin önemli bir kısmının Çin hükümeti tarafından finanse edilmesi üzerine geldi. Üniversiteler, araştırma fonlarını çeşitlendirmek ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek amacıyla bu tür ortaklıklara sıcak bakıyordu. Ancak MI5, bu fonların bir kısmının Çin istihbarat servislerine bilgi aktarımı için kullanıldığını öne sürüyor.
İngiliz hükümeti, 2023 yılında yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik ve Yatırım Yasası kapsamında yabancı üniversite ve araştırma kuruluşlarıyla yapılan işbirliklerini daha sıkı denetlemeye başlamıştı. MI5'in son uyarısı, bu denetimlerin somut bir istihbarat tehdidi tespit ettiğini gösteriyor. İngiltere Üniversiteler Birliği (Universities UK) ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bazı üniversiteler, Çin ile akademik işbirliklerinin devam etmesi gerektiğini savunurken, güvenlik uzmanları bu tür ortaklıkların dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
MI5'in uyarısı, Batı ülkelerinin Çin'in akademik ve bilimsel casusluk faaliyetlerine yönelik artan endişelerinin bir parçası. ABD, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler de benzer şekilde Çin bağlantılı araştırma kuruluşlarına karşı önlemler almış durumda. Özellikle yapay zeka, yarı iletken teknolojileri ve kuantum bilişim gibi stratejik alanlarda Çin'in Batı teknolojisine erişim çabaları, son yıllarda istihbarat servislerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
İngiltere'deki bu gelişme, Çin'in küresel ölçekte yürüttüğü 'birleşik cephe' çalışmalarının bir yansıması olarak görülüyor. Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı'na bağlı kuruluşların, yurt dışındaki üniversitelerde araştırma görevlisi veya öğrenci kimliğiyle bulunan kişiler üzerinden bilgi topladığı uzun süredir iddia ediliyor. Bu kapsamda, İngiliz üniversitelerindeki Çinli öğrenci ve akademisyenlerin de baskı altında olduğu, bazılarının ailelerine zarar verilmemesi için bilgi sağlamaya zorlandığı belirtiliyor.
MI5'in uyarısı, İngiltere-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. İngiltere, Çin ile ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürmek isterken, ulusal güvenlik kaygılarını da dengelemeye çalışıyor. Ancak son dönemde artan casusluk iddiaları ve siber saldırılar, Londra'nın Pekin'e yönelik tutumunu sertleştirmesine yol açıyor. Çin tarafı ise suçlamaları reddediyor ve Batı'nın 'Soğuk Savaş zihniyeti' ile hareket ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
MI5'in uyarısı, Türkiye'deki üniversiteler ve araştırma kurumları için de ders niteliğinde. Türkiye, son yıllarda Çin ile bilimsel ve teknolojik işbirliğini artırıyor; özellikle yapay zeka, 5G ve savunma sanayii alanlarında ortak projeler yürütülüyor. Ancak bu işbirliklerinin istihbarat riski taşıyıp taşımadığı titizlikle değerlendirilmeli. Türkiye, NATO üyesi olarak müttefikleriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor; Çin ile yürütülen araştırma projelerinin bu kapsamda güvenlik süzgecinden geçirilmesi kritik önemde. Aksi halde, Türkiye'nin hassas teknolojileri üçüncü tarafların eline geçebilir ve ittifak içi güven zedelenebilir.